İstanbul'un Ümraniye ilçesinde, polis memuru Şeyda Yılmaz'ın öldürülmesine ilişkin üç polis memurunun yargılandığı davanın ilk duruşması gerçekleştirildi. Dava, 22 Eylül 2024 tarihinde meydana gelen olayla ilgili olarak, komiser Abdullah A. ile polis memurları Ramazan A. ve Kürşat Hakkı S.'ye yönelik 'görevi kötüye kullanma' suçlamasıyla açıldı.
Olayın Gelişimi
Olay, motosiklet hırsızlığı nedeniyle gözaltına alınan ve 26 suç kaydı bulunan Yunus Emre Geçti'nin karakoldan firar etmesiyle başladı. Firar sırasında Şeyda Yılmaz, Geçti'nin yakalanması için olay yerine gitti ve bu esnada hayatını kaybetti. Dava kapsamında, sanık polis memurlarına 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Sanıkların Savunmaları
Duruşmaya katılan tutuksuz sanık komiser Abdullah A., olay günü karakolda grup amiri olarak görev yaptığını belirtti. Olay sırasında lavaboda bulunduğunu ifade eden Abdullah A., herhangi bir ihmalinin olmadığını savundu. Geçti'nin annesiyle görüşmesine izin verilmesinin Ramazan A.'nın inisiyatifi olduğunu öne sürdü. Ayrıca, güvenlik kameralarından Geçti'nin kaçtığı yönü kontrol ettiğini ve diğer ekipleri firar konusunda uyardığını dile getirdi.
Duruşmanın Ertelenmesi
Mahkeme, duruşmada eksik hususların giderilmesine karar vererek, duruşmayı 27 Kasım'a erteledi. İddianamede, Abdullah A. ile diğer polis memurlarının, Geçti'nin karakoldan kaçmasına neden olan güvenlik açığı ve ihmallerine dikkat çekildi. Geçti'nin, Ramazan A. tarafından ailesiyle görüşmek üzere nezaret odasından kelepçesiz çıkarıldığı ve bu sırada kaçtığı belirtildi.
Dava, Yılmaz'ın ölümüne neden olan olayın ardından açılan önemli bir dava olarak dikkat çekiyor. Olayın ardından, Yılmaz'ın hayatını kaybetmesi, polis teşkilatında da tartışmalara yol açmış durumda. Şeyda Yılmaz'ın ölümü, İstanbul'da güvenlik ve görev bilinci konularında kamuoyunu derinden etkileyen bir olay olarak kayıtlara geçti.




