Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, Ankara'da düzenlenen bir etkinlikte, Türkiye'nin ilk denizüstü rüzgar enerjisi projesinin 2030 yılına kadar tamamlanabileceğini açıkladı. Erden, bu projenin elektrik üretiminin yanı sıra rüzgar enerjisi sanayi altyapısının gelişmesine katkı sağlayacağını vurguladı.
Yeni Yatırım Alanları
Denizüstü rüzgar projelerinin, karasal rüzgar santrallerinden farklı bir endüstriyel altyapı gerektirdiğini belirten Erden, bu alanda daha büyük türbinler ve deniz koşullarına uygun ekipmanların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Erden, denizüstü rüzgar enerjisinin tersaneler ve ekipman üreticileri için yeni fırsatlar sunacağını, böylece yeni bir rüzgar enerjisi ekosisteminin oluşacağını dile getirdi.
Projenin Süreçleri
Denizüstü rüzgar projelerinin, karasal projelere göre daha uzun bir hazırlık süreci gerektirdiğini aktaran Erden, bu projelerde ön etüt, finansman ve kurulum gibi aşamaların toplam süreci uzattığını belirtti. 2024 yılının ilk çeyreğinde ihale edilmesi beklenen 1000 megavatlık ilk denizüstü rüzgar enerjisi YEKA projesinin uygulama süresinin yaklaşık 4 ila 6 yıl süreceği öngörülüyor.
Yerli Üretim ve Yatırımcı Güvencesi
YEKA projelerinin yerli ekipman üretimini desteklediğini ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağladığını ifade eden Erden, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının projeleri belirli ölçüde geliştirilmiş şekilde ihaleye çıkarmasının yatırımcıların riskleri önceden değerlendirmesine olanak tanıdığını dile getirdi. Sektör olarak 2035 yılına kadar her yıl en az 1,5 gigavatlık rüzgar YEKA ihalesinin duyurulmasının beklendiğini kaydetti.
Yatırım Maliyetleri
Denizüstü rüzgar santrallerinin yatırım maliyetinin karasal projelerin yaklaşık 2,5-3 katına ulaşabileceğini aktaran Erden, 1000 megavatlık bir denizüstü rüzgar yatırımı için yaklaşık 3 milyar dolar, aynı kapasitedeki karasal yatırım için ise yaklaşık 1 milyar dolar gerektiğini belirtti. Türkiye'nin uluslararası finans kuruluşları ve yatırım ortaklıklarından yararlanabileceği potansiyel fırsatları da gündeme getirdi.
Erden, enerji yatırımlarının hızlanması için kamu kurumları arasında eşgüdüm sağlanması gerektiğini vurgulayarak, yenilenebilir enerji yatırımlarının gecikmesinin ithal kaynaklara bağımlılığı artırabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na ev sahipliği yapmasının, küresel iklim ve enerji politikalarındaki rolünü güçlendireceğini ifade etti.




