Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı (TİHAK), son günlerde LGBT+ derneklere yönelik başlatılan "Ailem Güvende" operasyonları, bu çerçevede gerçekleştirilen gözaltılar ve sosyal medyada uygulanan erişim engelleri hakkında açıklama yaptı. TİHAK, çocukların korunmasının ve suçla etkin mücadelenin devletin temel sorumlulukları arasında olduğunu vurguladı. Ancak bu amaçlara yönelik tedbirlerin, kanunilik, gereklilik, ölçülülük, eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkeleriyle uyumlu olması gerektiğinin altını çizdi.
Suç İsnatları ve Masumiyet Karinesi
Açıklamada, suç isnatlarının cinsel yönelim, cinsiyet kimliği veya yaşam biçimleri üzerinden değil, somut fiil ve deliller temelinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, masumiyet karinesi ve adil yargılanma güvencelerinin korunmasının önemine dikkat çekildi. TİHAK, derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının kanuna uygun faaliyetlerinin, örgütlenme ve ifade özgürlüğü kapsamında güvence altına alınmasının hukuk devletinin bir gereği olduğunu belirtti.
Hukuki Dayanak ve Temel Haklar
Söz konusu operasyonlar ve erişim engellerinin hukuki dayanağı, kapsamı ve sonuçlarının temel hak ve özgürlüklerin korunması açısından titizlikle incelenmesi gerektiği ifade edildi. TİHAK, çocukların korunması amacıyla yürütülen meşru ve hukuka uygun çalışmaların yanı sıra, bu işlemlerin temel hak ve özgürlükleri zedelememesi gerektiğini vurguladı.
Eşit Yurttaşlık Hakları
Açıklamanın sonunda, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile herkesin eşit yurttaşlık temelindeki haklarının korunması gerektiği hatırlatıldı. TİHAK, suçla mücadelede kişilerin kimlikleri, cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri veya yaşam biçimleri üzerinden genelleştirici ve ayrımcı uygulamalara başvurulmaması gerektiğini kamuoyuna duyurdu. Ayrıca, konuya ilişkin gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve temel haklar ile hukuk devleti ilkeleri konusundaki endişelerini kamuoyuyla paylaştıklarını belirtti.




