İstanbul Anadolu Adliyesi'nde Thodex davasına ilişkin önemli bir gelişme yaşandı. Savcılık, davada yer alan sanıklar hakkında hazırladığı mütalaayı mahkemeye sundu. Bu mütalaa, dolandırıcılık iddialarını ve suç örgütü yapısını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Thodex’in Kurucusu ve Suçlamalar
Thodex, yaklaşık beş yıl önce Türkiye'de büyük bir dolandırıcılık olayı olarak gündeme geldi. Yüz binlerce insanın mağdur olduğu bu olayda, Thodex'in kurucusu Faruk Fatih Özer, Arnavutluk'ta yakalanarak Türkiye'ye iade edilmişti. Özer, yargılama sürecinde 11 bin 190 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak, istinaf mahkemesi bu kararı bozdu ve davanın yeniden görülmesine karar verildi. Thodex’in kurucusunun cezaevinde intihar etmesi, davanın seyrini değiştirdi.
Mütalaadaki Tespitler
Savcılığın sunduğu 17 sayfalık mütalaada, sanıkların Thodex üzerindeki müşteri hesaplarından yüz milyonlarca lira değerindeki varlıkları şahsi banka hesaplarına ve yurtdışı borsalara aktardığı belirtildi. Mütalaada, 2021 yılı itibarıyla sistemde oluşturulan 913 milyon 881 bin 432 lira değerindeki varlığın 356 milyon 980 bin 554 lirasının sanıklar tarafından çekildiği ifade edildi. Bu çekimlerin bir kısmının bankacılık kanalıyla, diğer kısmının ise kripto varlık olarak platform dışına kaçırıldığı kaydedildi.
Sanıkların Cezalandırılması Talebi
Savcı, mütalaasında Faruk Fatih Özer'in kurucusu olduğu Thodex’in bir suç örgütü olduğunu belirterek, bu suç örgütü ile bağlantılı olan kardeş sanıklar Güven ve Serap Özer’in de cezalandırılmasını talep etti. Bu talep, binlerce yıl hapis cezası anlamına geliyor. Öte yandan, 11 sanık için beraat kararı verilmesi istendi. Son kararın 12 Kasım'daki duruşmada verilmesi bekleniyor.
Thodex davası, Türkiye'deki finansal denetim eksikliklerini ve dolandırıcılık olaylarının önlenmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yargının ve denetim mekanizmalarının bu tür vurgunlara karşı daha etkin müdahalelerde bulunması gerektiği vurgulanıyor.




