TBMM KİT Komisyonu'nda, Vakıf İnşaat Restorasyon ve Ticaret AŞ hakkında ciddi eleştiriler gündeme geldi. DEM Partili Hüseyin Olan, şirketin 2024 sonunda yalnızca 17 çalışanı olacağını ve bu çalışanların 3’ünün TOKİ’de görev yaptığını belirtti. Olan, geriye kalan 14 kişinin ise 7 kişilik bir yönetim kuruluna sahip olduğunu ifade etti. Yönetim kurulundaki üyelerin hepsinin kamu görevlisi olduğunu ve asıl maaşlarını da ayrıca aldıklarını vurguladı.
Yönetim Kurulu ve Eleştiriler
Olan, yönetim kurulunun yapısının sorgulanması gerektiğini belirterek, restorasyon alanında uzman kişilerin yer almadığını dile getirdi. Özellikle, bir restorasyon mimarının veya sanat tarihçisinin yönetim kurulunda olmamasının düşündürücü olduğunu ifade etti. Şirketin işlerinin büyük bir kısmının alt yükleniciler aracılığıyla gerçekleştirildiğini belirten Olan, Sayıştay’ın bu durumu açıkça ortaya koyduğunu aktardı. Ayrıca, şirketin yalnızca bir büyük işte, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane projesinde çalıştığını ve bu projenin 2016 yılından beri devam ettiğini vurguladı.
Şirketin Karlılığı ve İddialar
Olan, şirketin kârının 2022 yılında 8.7 milyon lira iken 2024’te 276 milyon liraya çıkmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. Bu artışın nedeninin restorasyon değil, konut satışları olduğunu savundu. Vakıf İnşaat'ın, Ataşehir’de kamu arsasını sermaye olarak koyarak özel bir müteahhitle anlaşma yaptığını ve dairelerin açık artırmayla satıldığını ifade etti. Olan, bu durumun kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından sorgulanması gereken bir konu olduğunu dile getirdi.
Genel Müdürün Yanıtı
Vakıf İnşaat Genel Müdürü Ahmet Kaynar, eleştirilere yanıt vererek, kamu kaynağının nasıl kullanılacağı konusunda kendilerine tebliğler yapıldığını belirtti. Kaynar, şirketin ticari amaçlı olmadığını ancak yine de basiretli tüccar gibi davranmak zorunda olduklarını ifade etti. Ayrıca, Türkiye’nin farklı yerlerindeki şantiyelerde çalıştıklarını ve bu süreçte birçok mimar ve restorasyon uzmanının görev aldığını belirtti. Kaynar, eleştirilerin dikkate alındığını ancak şirketin faaliyetlerinin kamu yararına olduğunu savundu.




