Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yaptığı açıklamada, Suriye'de kadın ve kız çocuklarına yönelik kaçırma vakalarının bağımsız mekanizmalar tarafından soruşturulması gerektiğini vurguladı. AHRS, bu çağrıyı, İsveç merkezli Anat for Justice and Human Rights (ANAT) ile yürüttüğü ortak çalışmaya dayanarak gerçekleştirdi.
AHRS, Ocak 2025 ile Ağustos 2026 arasında 101 kadın ve kız çocuğuna ilişkin kaçırma vakası belgelediğini açıkladı. TBMM'deki basın toplantısına AHRS Yönetim Kurulu Üyesi Hamide Rencüs ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) temsilcisi Türkan Akbıyık katıldı. Toplantıya farklı partilerden milletvekilleri de destek verdi.
AHRS, TBMM üyeleri ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na, Suriye'deki kaçırma vakalarına karşı harekete geçmeleri çağrısında bulundu. Ayrıca, uluslararası kamuoyuna, Avrupa Birliği'ne, Almanya ve Türkiye'ye de seslenerek bu konuda çeşitli talepler sıraladı.
Uluslararası Af Örgütü, 28 Temmuz 2025'te yayımladığı araştırmasında, Lazkiye, Tartus, Humus ve Hama'da en az 36 Alevi kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığına dair güvenilir bildirimler aldığını belirtti. Örgüt, bu vakalardan sekizini ayrıntılı olarak belgeledi ve bu vakaların yedisinde polis ve güvenlik görevlilerinin etkili bir soruşturma yürütmediğini kaydetti.
Birleşmiş Milletler uzmanları, Temmuz 2025'te yaptıkları açıklamada, Suriye'nin farklı bölgelerinde özellikle Alevi kadın ve kız çocuklarının hedef alındığı kaçırma vakalarının arttığını bildirdi. Uzmanlar, Lazkiye, Tartus, Hama, Humus, Şam ve Halep'te 38 Alevi kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığına dair raporlar aldıklarını ifade etti. Bazı vakalarda ailelerin tehdit edildiği ve soruşturma başlatmamaları veya kamuoyuna konuşmamaları için baskı gördükleri belirtildi.
Uzmanlar, bazı vakalarda faillerin Geçici Hükümet’e bağlı güvenlik görevlileri olduğunu belirterek, kayıpların bulunması, vakaların bağımsız biçimde soruşturulması ve sorumluların yargılanması için çağrıda bulundu. Avrupa Birliği İltica Ajansı'nın (EUAA) Temmuz 2026 tarihli Suriye değerlendirmesi de kadınların ve kız çocuklarının çeşitli risklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.




