Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin ev sahipliğinde, Sudan'da barışın sağlanması amacıyla düzenlenen "Sudan'daki Barış Girişimleri ve Çabalarının Koordinasyonunun Güçlendirilmesine İlişkin Altıncı Danışma Toplantısı" başladı. Toplantıya Türkiye'yi temsilen Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya katıldı.
Katılımcılar ve Amaçlar
Toplantıya, İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Sekreteri Alexandre Fasel, BM Genel Sekreteri'nin Sudan Özel Temsilcisi Pekka Haavisto ve Sudan Beşli Grubu'nu oluşturan Afrika Birliği, Avrupa Birliği, Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi (IGAD), Arap Devletleri Ligi ve BM temsilcileri katıldı. Ayrıca, Orta Afrika Cumhuriyeti, Mısır, Eritre, Etiyopya, Fransa, Almanya gibi birçok ülkenin delegasyonu da toplantıda yer aldı.
Fasel, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Sudan'daki çatışmanın 4. yılına girdiğini belirtti. Savaşın, özellikle siviller üzerinde yarattığı olumsuz etkileri vurgulayan Fasel, Sudan'daki insani krizlerin derinleştiğine dikkat çekti. Sudan'da 15 milyondan fazla insanın yerinden edildiğini ve 34 milyon kişinin yardıma muhtaç olduğunu ifade etti.
İnsani Kriz ve Sivillerin Durumu
Fasel, Sudan'daki savaşın insansız hava aracı savaşına dönüştüğünü ve bu durumun sivillerin hayatını tehdit ettiğini belirtti. Ayrıca, UNICEF verilerine göre 8 milyon Sudanlı çocuğun eğitim imkanından mahrum kaldığını vurguladı. Toplantıda, sivillerin korunması ve insani yardıma erişimin sağlanması gerektiği ifade edildi.
BM Genel Sekreteri’nin Sudan Özel Temsilcisi Haavisto ise toplantının, ortak çabaların gözden geçirilmesi ve zorlukların değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Haavisto, Sudan'daki çatışmanın bölgesel etkilerine de dikkat çekerek, komşu ülkelerin durumunu dikkate almanın önemine vurgu yaptı.
Süreklilik ve İşbirliği Vurgusu
Haavisto, bu toplantının düzenli olarak her 3 ayda bir yapılacağını taahhüt ederek, sürdürülebilir bir işbirliği için sağlam bir temel oluşturma çağrısında bulundu. Sudan halkının acılarının hafifletilmesi ve barışa ulaşılması için ortak çabaların artırılması gerektiğini ifade etti. Nisan 2027'nin barışa doğru bir dönüm noktası olması için kolektif çabaların sürdürülmesi gerektiğini belirtti.




