Siber Güvenlik Başkanı Dr. Hüseyin Önal, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda (BTK) düzenlenen 19. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Önal, günümüzde gücün ölçümünde veri, algoritma ve hesaplama kapasitesinin öne çıktığını belirtti.
Siber Saldırılar ve Tehditler
Önal, son dönemde artan siber saldırılara dikkat çekerek, Fransa'daki bir market zincirine yapılan saldırıyı örnek gösterdi. Saldırganların, soğutma sistemlerine sızarak gıda tedarik zincirine uzaktan müdahale ettiğini ifade etti. Bu durumun, artık sadece bir bilgisayar meselesi değil, gıda güvenliği açısından da kritik bir konu haline geldiğini vurguladı.
Dijital alandaki kayıpların da önemli olduğunu dile getiren Önal, Eylül ayında kripto varlık saldırılarında yaklaşık 768 milyon doların çalındığını ve bu durumun siber suç ile jeopolitik güç mücadelesinin iç içe geçtiğini gösterdiğini belirtti.
Türkiye'nin Siber Güvenlik Adımları
Türkiye'nin dijital egemenlik yolunda attığı adımlara değinen Önal, 5 Mayıs 2024'te Siber Güvenlik Başkanlığı'nın kurulmasının ardından ilk Siber Güvenlik Kurulu toplantısının yapıldığını açıkladı. Bu toplantıda, kritik altyapıların korunması ve yerli teknolojilerin geliştirilmesi gibi konuların ele alındığını ifade etti. Verinin stratejik bir değer olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizen Önal, siber güvenliğin artık bir devlet politikası haline geldiğini belirtti.
Gelecekteki Hedefler
Önal, siber güvenlik, dijital dönüşüm ve yapay zekanın bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, siber güvenliğin yönetim kurullarının ve bakanlıkların gündeminde üst sıralarda yer alması gerektiğini ifade etti. Saldırılara karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çeken Önal, saldırıya uğrama olasılığının yüksek olduğunu ve asıl kritik olanın toparlanma süresi olduğunu belirtti.
Siber güvenlik alanında önleme, tespit, müdahale ve toparlanma kabiliyetlerine yatırım yapılması gerektiğini söyleyen Önal, bu konularda atılacak adımların artık bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Gelecekte güçlü devletlerin sadece teknoloji üreten değil, aynı zamanda bu teknolojiyi kendi iradesiyle yönetebilen devletler olacağını belirtti.




