İstanbul'da Sufi Corner'da düzenlenen etkinlikte sanatçılar, akademisyenler ve müzisyenlerle bir araya gelen Sami Yusuf, kariyerinin dönüm noktalarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Geleneksel müziğe yönelişi ve İslami pop dünyasından kopuşu üzerine konuşan Yusuf, eserlerinin arkasındaki tasavvufi ilhamı da paylaştı.
Sanatçının Geçmişi
Müzisyen bir ailede büyüdüğünü belirten Yusuf, özel hayatını gözlerden uzak sürdürmeyi tercih ettiğini ifade etti. Çocukluk ve gençlik yıllarını Londra'da geçiren sanatçı, akranlarının pop ve rock müzik dinlerken kendisinin Bach ve geleneksel makam müziğine yöneldiğini aktardı. Kariyerinin ilk dönemlerinde İslami pop müziğin merkezinde yer aldığını ancak ikinci albümü "Hasbi Rabbi" döneminde bu dünyaya olan inancını kaybettiğini söyledi.
İçsel Kırılma Anı
Hollanda'nın Utrecht kentinde verdiği bir konserde sahneye çıkmadan önce yaşadığı bir deneyimi paylaşan Yusuf, kuliste "As-salatü ve's-selam" okuması istendiğinde 6 bin kadının çığlığını duyduğunu ve o an içsel bir kırılma yaşadığını belirtti. O dönemin müzik dünyasının ideolojik ve siyasi bir yapıya büründüğünü ifade eden sanatçı, müziğin yalnızca bir propaganda aracı haline geldiğini savundu.
Geleneksel Müzik ve Modern Sanat
Yusuf, geleneksel dünya müziklerinin temelinde tek bir hakikatin bulunduğunu vurguladı. Modern sanat anlayışının şekilcilik tuzağına düştüğünü belirten sanatçı, şöhret ile hak arasında bir tercih yapılması gerektiğini ifade etti. Popüler kültürün sanatı tüketim nesnesine dönüştürdüğünü eleştiren Yusuf, Batı klasik müziğinin ruhunu kaybettiğini ve teknik bir yapıya dönüştüğünü söyledi.
Eserlerinin İlham Kaynağı
Dinleyicilerin beğenisini kazanan "Nasimi" ve "Being" eserlerinin ortaya çıkış hikayesini de anlatan Yusuf, bu eserlerin Fas'taki Şazeli dervişlerinin zikir meclislerinden ilham aldığını ifade etti. "Being" eserinde Fas inşad geleneğindeki polifonik ses yapısını yeniden inşa etmeye çalıştığını söyleyen sanatçı, bu eserlerin manevi zeminini de açıkladı. Geleneksel sanatın bir hiyerarşi ve terbiye yolu olduğunu vurgulayan Yusuf, bu geleneğin yaşanması gerektiğini dile getirdi.
Sami Yusuf, Türkiye konserinde seslendirdiği "Zahid Bizi Tan Eyleme" ilahisi hakkında da konuştu. Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında benzersiz bir müzik zenginliğine sahip olduğunu ifade eden sanatçı, geleneksel müziğin özündeki kutsiyetin tüm insanlığa hitap ettiğini belirtti.




