İstanbul merkezli bir soruşturma, sahte ya da gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla gerçekleştirilen usulsüz vatandaşlık işlemlerini gündeme getirdi. Bu soruşturma, Kırıkkale'deki arsalar üzerinden yapılan sahte vatandaşlık uygulamalarının ardından geldi. Yetkililer, yabancı yatırımcıların Türkiye'den vatandaşlık alabilmesi için gerekli yatırım şartlarını yerine getirmiş gibi gösterildiğini iddia ediyor.
İlk Operasyon ve Gözaltılar
Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen ilk operasyonda, Babacan İnşaat ile bağlantılı işlemler hedef alındı. İstanbul merkezli olarak 16 ilde yapılan operasyonda 90 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi ve 72 kişi yakalandı. Soruşturma dosyasında, yaklaşık 2.5 milyar liranın Türkiye'ye girişinin sağlanmadığı ve bu yöntemle 687 kişinin usulsüz bir şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edildi. 32 şüpheli tutuklandı ve 7 şirkete kayyum atandı.
İkinci Dalga ve Yeni Gelişmeler
İkinci dalgada ise tamamlanan vatandaşlık işlemlerinde 263 ana başvuru sahibi belirlendi. Bu başvurular sonucunda 807 aile ferdinin daha Türk vatandaşı olduğu kaydedildi. İlk dalgada 195 ana başvuru ile 687 vatandaşlık verilmişken, ikinci dalgada ana başvuru başına ortalama 4.07 kişi vatandaşlık aldı. Soruşturma, toplamda 458 ana başvuru üzerinden 1757 kişinin usulsüz vatandaşlık elde ettiğini ortaya koydu.
Muvazaalı Satış ve Kamu Görevlileri
Soruşturmanın detaylarında, vatandaşlık almak için gerekli dövizin Türkiye'ye fiilen girmediği ve taşınmazların değerinin gerçeğin üzerinde gösterildiği kaydedildi. Aracı şirketler ve satıcılar, yabancıların gayrimenkul alımından kaynaklanan para hareketlerini sanki gerçekmiş gibi gösterdi. Bu süreçte tapuda muvazaalı satışlar yapıldığı ve yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği belirtildi. 274 satışın muvazaalı olduğu tespit edildi.
Soruşturma, kamu görevlilerinin de bu süreçteki rolünü sorgulatıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu operasyonlar sonucunda 88 şüpheli hakkında işlem başlatıldığını ve 72 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Ancak, bu tür işlemlerin nasıl bu kadar uzun süre devam edebildiği ve hangi kurumların bu durumu gözden kaçırdığı merak konusu oldu. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında daha fazla detayın ortaya çıkması bekleniyor.




