Enewetak Atolü'nde bulunan Runit Kubbesi, Soğuk Savaş döneminde inşa edilmesine rağmen, tasarımındaki hatalar nedeniyle günümüzde radyoaktif atık sızdırmaya devam ediyor. Bu durum, her gelgit döngüsünde Pasifik Okyanusu'na yayılıyor ve deniz ekosistemini tehdit ediyor.
Runit Kubbesi, ABD'nin 1958 yılında Enewetak Atolü'nde gerçekleştirdiği "Cactus" kod adlı nükleer testin ardından oluşan dev kraterin kapatılmasıyla inşa edildi. Krater, yıllarca açık bırakıldıktan sonra, bölgeden tahliye edilen yerel halkın geri dönüşü amacıyla 1970'li yıllarda kapatılma sürecine alındı. 1980 yılında tamamlanan inşaatla, kraterin üzeri 115 metre çapında ve 46 santimetre kalınlığında beton panellerle kapatıldı.
Ancak, kubbenin tabanında sızdırmazlık işlemi uygulanmadığı için, radyoaktif maddeler gelgit hareketleriyle lagüne taşınıyor. ABD Enerji Bakanlığı'nın raporları, beton yapının altındaki radyoaktif yeraltı sularının gelgit döngüsüne bağlı olarak yükselip alçaldığını doğruluyor. Günde iki kez meydana gelen gelgitler sırasında deniz suyu, kubbenin altındaki sülfatlı ve radyasyonlu tortularla temas ediyor ve radyoaktif parçacıkları Enewetak Lagünü'ne taşıyor.
Yükselen deniz seviyeleri ve artan fırtına şiddeti, beton yapıda çatlaklar oluşmasına neden oluyor. Dalga baskısının artması, sızıntı mekanizmasını hızlandırıyor. Runit Kubbesi'nde tutulan yaklaşık 85.000 m³ atık, Soğuk Savaş döneminde yayılan toplam plütonyum miktarının yalnızca yüzde 1'ini oluşturuyor. Geri kalan yüzde 99'luk kısım ise korumasız bir şekilde lagün tabanındaki tortularda yer alıyor. Bu durum, sızıntıdan etkilenen deniz ekosisteminin sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor.




