Son dakika gelişmeleri Instagram'da: @istanbuldansondakikacom Takip et
Siyaset

Polonya'da Anayasa Mahkemesi üzerindeki güç savaşı derinleşiyor

Polonya'da Anayasa Mahkemesi etrafında süregelen güç savaşı, siyasi ve kurumsal krizi derinleştiriyor. Bu durum, ülkenin iç ve dış politikasını etkiliyor.

Polonya'da Anayasa Mahkemesi üzerindeki güç savaşı derinleşiyor
Görsel: AA - Güncel

Polonya'da Anayasa Mahkemesi etrafında yaşanan gerilim, 30 Ekim gecesi Varşova'da belirginleşti. On yıldır süren anayasal yetki savaşının fiili bir egemenlik mücadelesine dönüşmesi, ülkede siyasi ve kurumsal krizin derinleştiğini gösteriyor. 2015 seçimlerinden bu yana, devlet organları arasında paylaşılamayan yargısal meşruiyet, iktidarı kaybetmekte olan Sivil Platform'un tartışmalı yargıç seçimleriyle başlamıştı. Hukuk ve Adalet (PiS) partisi, bu atamaları geçersiz sayarak kendi adaylarını mahkemeye atadı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa Birliği (AB) kurumları tarafından bağımsızlık eleştirilerine maruz kalan mahkeme kararları, 2023'te Donald Tusk kabinesinin Resmi Gazete'de yayımını durdurmasıyla fiilen uygulanamaz hale geldi.

Krizin Kurumsallaşması

2026 yılına gelindiğinde, kriz çözülmek yerine kurumsallaştı. Meclis çoğunluğu, yeni yargıçlar seçerek mahkemenin yapısını değiştirmeyi amaçlarken, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki bu isimlerin çoğunun göreve başlamasını veto etti. Mahkeme yönetimi, cumhurbaşkanının onayının mecbur olmadığını belirterek kendi safını netleştirdi. Bu durum, Polonya'da meselelerin yalnızca bir yargı tartışması olmaktan çıkıp, meclis çoğunluğu ve hükümet ile cumhurbaşkanlığı ve mevcut mahkeme yönetimi arasında bir yetki tanımama krizine evrildiğini gösteriyor.

Anayasa Mahkemesi Üzerindeki Tartışmalar

Polonya'da cumhurbaşkanı vetosunu aşmak için parlamentoda beşte üç çoğunluk gerekiyor. Ancak Tusk koalisyonu bu çoğunluğa sahip değil. Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı ile başbakan arasındaki yetki uyuşmazlıklarında son sözü söyleyen kilit bir kurum. Yargıçların dokuz yıllık görev süresi, seçim takviminden uzun olduğu için, mahkemeyi şekillendiren güç, gelecekteki iktidarın elini bağlayabilir. Kriz, 3 Kasım'da yeni toplantılarla daha da derinleşti. Anayasa Mahkemesi yönetimi, eski başkan ve yardımcısı hakkında disiplin heyetleri oluştururken, Cumhurbaşkanlığı bu kararları hükümsüz ilan etti. Yüksek Mahkeme de boykotlar nedeniyle karar yeter sayısına ulaşamayarak yargıdaki fiili bölünmeyi tescilledi.

Siyasi Tansiyon ve Dış Politika

Siyasi ortamda tansiyon düşmüyor. Cumhurbaşkanı Nawrocki, Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısında Tusk'tan iktidarının aşırılıklarını dizginlemesini ve Anayasa Mahkemesi'ndeki yasa dışı faaliyetlere son vermesini istedi. Nawrocki, anayasal düzeni korumak için tüm yetkilerini kullanacağını belirtse de, bunların neler olduğu konusunda açıklama yapmadı. Polonya'nın uluslararası ilişkileri de bu krizden etkileniyor. Hükümet, ABD ile ilişkileri güçlendirmeye yönelirken, Anayasa Mahkemesi üzerindeki tartışmalar, dış politikada da iki başlı bir yapı oluşturuyor.

Polonya'daki bu siyasi kriz, liberal demokrasilerin karşı karşıya kaldığı daha geniş bir sorunu gözler önüne seriyor. Siyasi çatışma, artık hukuk sisteminin içine taşınmış durumda. 11 Kasım'da verilecek olan ilk önemli sınav, bu krizin 2027 seçimlerine kadar sürecek bir siyasi çıkmaza dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek.

KaynakBu haber AA - Güncel tarafından yayımlanan haberden derlenerek yeniden yazılmıştır.
Kaynağı gör

Siyaset kategorisinden diğer haberler

Tümü