Siyaset

Polonya Cumhurbaşkanlığı Mektubu Viyana Töreninde Tepki Çekti

Viyana’daki Kahlenberg Tepesi'nde düzenlenen tören, Polonya Cumhurbaşkanlığı'nın Osmanlı'ya yönelik önyargılı ifadeleriyle gündem oldu.

Polonya Cumhurbaşkanlığı Mektubu Viyana Töreninde Tepki Çekti
Görsel: Yeni Şafak - Gündem

Viyana'nın Kahlenberg Tepesi'nde 6 Eylül tarihinde gerçekleştirilen törende, Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'daki ilerleyişinin durdurulduğu tarihi zafer anıldı. Törene Polonya First Lady'si Marta Nawrocka ve üst düzey Polonyalı yetkililer katıldı. Merasim, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın otağını kurduğu Kahlenberg Tepesi'ndeki şükran kilisesinde yapıldı.

Törende Okunan Mektup

Polonya Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Paweł Szefernaker tarafından okunan mektup, Osmanlı İmparatorluğu'nu "baskıcı bir Müslüman devlet" olarak nitelendirerek dikkat çekti. Mektupta, Osmanlı'nın Avrupa'daki ilerleyişi, "Hristiyan Batı'nın muhteşem yapısını yutmaya niyetli bir dalga" olarak tanımlandı. Bu ifadeler, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki tarafından kaleme alındığı için yadırgandı. Nawrocki, Haziran ayında Türkiye'yi ziyaret ederek, Polonya'nın en önemli ortaklarından biri olarak nitelendirmişti.

Geçmişe Dönük İlişkiler

Osmanlı, 1830'lardan itibaren Polonya'nın Rusya'ya karşı siyasi faaliyetlerinin merkezlerinden biri haline geldi. 1842'de Osmanlı inisiyatifiyle kurulan Polonezköy, sürgündeki Polonyalılar için bir yerleşim alanı sağladı. Ancak, Viyana'daki törenin söylemi, bu tarihi bağların göz ardı edildiğini gösterdi.

Törende Dikkat Çeken Anlar

Törende, Marta Nawrocka'nın Kahlenberg'deki Polonya Ulusal Kilisesi'nde düzenlenen ayine katılması ve ayin sonrası III. Jan Sobieski adını taşıyan 11. Zırhlı Süvari Taburu'nun anma törenine katılması dikkat çekti. Törende sunulan çelenklerden birinin üzerinde, Almanca, Lehçe, Türkçe ve İngilizce olarak barış ve dostluk mesajı yer aldı. Ancak, dışarıda okunan sert siyasi mesajların katılımcılar tarafından sonradan öğrenilmesi tepkilere neden oldu.

Tarih ve Güncel Siyasi Tartışmalar

Nawrocki, 12 Eylül 1683 tarihindeki savaşı "dünya tarihinin dönüm noktalarından biri" olarak tanımladı ve Polonyalı kahramanların Avrupa'yı kurtaran güç olduğunu vurguladı. Ancak, bu tarihsel anlatımın günümüzdeki kimlik siyaseti ile ilişkilendirilmesi, tarihçilerin eleştirisine neden oldu. Avusturya Bilimler Akademisi üyesi tarihçi Johannes Feichtinger, 1683'ün bir dinler savaşı değil, imparatorluklar arasındaki güç mücadelesi olduğunu belirtti.

Aşırı Sağcı Hareketlerin Etkisi

Törenin ardından, aşırı sağcı Identitäre hareketi, 12 Eylül 2026'da Kahlenberg'de bir eylem çağrısı yaptı. Bu eylem, dönemin tarihini günümüzdeki göç ve kimlik siyaseti ile ilişkilendirerek yeniden yorumladı. Identitäre hareketinin öne çıkan isimlerinden Martin Sellner, Avusturya'da kışkırtıcı olarak nitelendirilen bir konuşma yaptı. Ancak, Sellner'in Türk toplumunu doğrudan hedef almaması dikkat çekti.

Bu gelişmeler, Polonya'nın devlet politikasıyla Viyana'daki anma törenlerini nasıl etkilediğini ve tarihsel olayların günümüzdeki tartışmalara nasıl yansıdığını göstermektedir.

KaynakBu haber Yeni Şafak - Gündem tarafından yayımlanan haberden derlenerek yeniden yazılmıştır.
Kaynağı gör

Siyaset kategorisinden diğer haberler

Tümü