Katar ve Pakistan, petrol piyasasını etkileyebilecek önemli bir teklifle gündeme geldi. Tarafların taleplerini karşılayacak karşılıklı tavizler içeren bu teklif, İran'ın nükleer tesislerine Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından gizli denetim yapılmasını ve Katar'da dondurulmuş İran varlıklarıyla ilgili 6 milyar dolarlık bir düzenlemeyi kapsıyor.
Brent petrolün varil fiyatı, 20 Ekim itibarıyla 111,75 dolara çıkarak son beş ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artışın arkasında, Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırı iddiaları ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği ile ilgili risklerin etkili olduğu belirtiliyor. Bu durum, petrol fiyatlarının yükselmesine neden oldu.
İranlı yetkililer, Tahran yönetiminin, ABD'deki 3 Kasım ara seçimleri öncesinde Washington'a siyasi avantaj sağlamamak için müzakereleri uzattığını ifade etti. Taraflar arasındaki güvensizlik ve Hürmüz Boğazı üzerindeki anlaşmazlık, uzlaşmayı zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor.
Son iki hafta içinde en az 18 gemiye yönelik saldırı bildirimi, enerji sevkiyatının kesintiye uğrayabileceği endişelerini artırdı. Bu durum, diplomatik uzlaşma haberlerinin piyasalardaki olası olumlu etkisini sınırlıyor. Ayrıca, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların enerji piyasalarında oynaklığı artırdığı, Shell, BP ve TotalEnergies gibi büyük enerji şirketlerinin rafineri marjlarında güçlü bir artış beklediği bildiriliyor.




