Pembe Hayat Derneği, 'Ailem Güvende' adıyla yürütülen operasyonların LGBTİ+ hareketini ve insan hakları mücadelesini hedef aldığını açıkladı. Dernek, Ankara merkezli soruşturma kapsamında, Kaos GL’nin yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile birlikte bazı aktivistlerin tutuklandığını hatırlatarak, sürecin yalan beyanlar ve karalama kampanyaları üzerine kurulu olduğunu ifade etti.
Gözaltılar ve Protestolar
Açıklamada, farklı illerde gözaltı ve tutuklamalara karşı yapılan protestolara katılanların ve haber takibi yapan gazetecilerin de polis müdahalesiyle gözaltına alındığı belirtildi. Pembe Hayat, yaşananların hukuki bir süreçten ziyade temel hak ve özgürlükleri hedef alan siyasi bir operasyon olduğunu vurguladı. Protesto hakkını kullananların gözaltına alınmasının, örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskının bir göstergesi olduğu kaydedildi.
Ayrımcılık ve Güvenlik Endişeleri
Dernek, Sincan Cezaevi’ne sevk edilen tutukluların, özellikle trans kadınların maruz kalabileceği ayrımcılık, kötü muamele ve tecrit uygulamaları konusunda endişelerini dile getirdi. Tutukluların can güvenliğinin sağlanmasının Adalet Bakanlığı ve cezaevi idarelerinin sorumluluğunda olduğu belirtildi. Ayrıca, tutuklananların serbest bırakılması ve LGBTİ+’lara yönelik kriminalizasyon politikalarına son verilmesi çağrısı yapıldı.
Kamu Makamlarının Açıklamaları
'Ailem Güvende' operasyonları kapsamında çok sayıda ilde LGBTİ+ hakları alanında faaliyet yürüten kişi ve kurumlara yönelik soruşturmalar başlatıldığı kaydedildi. Kaos GL ile bağlantılı aktivistlerin gözaltına alındığı, bir kısmının ise tutuklandığı ifade edildi. LGBTİ+ örgütleri ve insan hakları kuruluşları, bu operasyonların ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve insan hakları savunuculuğunu hedef aldığını savunurken, kamu makamları soruşturmaların ceza hukuku kapsamında yürütüldüğünü belirtiyor. Soruşturmalara ilişkin yargı süreci ise devam ediyor.
Son dönemde Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere birçok kentte yapılan dayanışma eylemlerine polis müdahaleleri gerçekleşmiş, bu eylemler sırasında bazı aktivistler ve gazetecilerin gözaltına alındığı bildirilmiştir. İnsan hakları örgütleri, gözaltı ve tutuklamaların Türkiye’de sivil toplum üzerindeki baskıları artırdığı görüşünü dile getiriyor.




