Türkiye'de 1 Kasım itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme ile 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya hizmetlerine erişimi yasaklandı. Bu karar, çocukları zararlı içeriklerden, dijital zorbalıktan ve bağımlılık yaratan uygulamalardan korumayı hedefliyor. Ancak, sosyal medyadaki bu kısıtlamanın ardından çocukların zamanlarını çevrim içi oyunlar, video platformları ve mesajlaşma uygulamalarında geçirme olasılığı artıyor. Bu durum, ebeveynlerin çocuklarının ekran alışkanlıklarını daha yakından takip etmelerini zorunlu kılıyor.
Ekran Süresi ve Oyunlar
Sosyal medya platformlarındaki beğeni ve bildirim sistemleri, dijital oyunlarda da benzer şekilde yer alıyor. Oyunlardaki ödül mekanizmaları ve seviye atlama unsurları, çocukların ekran başında daha fazla zaman geçirmesine neden olabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Uluslararası Hastalık Sınıflandırması'na göre, oyun oynama bozukluğu; kontrol kaybı ve günlük yaşamın olumsuz etkilenmesi ile tanımlanıyor. Ayrıca, çok oyunculu oyunlarda farklı ülkelerden oyuncularla kurulan iletişim, dijital zorbalık ve kişisel veri sızdırma gibi ciddi riskler barındırıyor.
Riskli İletişim Ortamları
Sosyal medya yerine kapalı mesajlaşma gruplarına yönelen çocuklar, dışlanma, hakaret ve uygunsuz içeriklerle karşılaşma riski taşıyor. Ebeveynlerin bu tür gruplara katılan çocuklarını izlemeleri zor olabilir. Tanımadıkları kişilerden gelen davetler, bu gruplarda risk oluşturuyor. Ayrıca, çocukların yaş sınırını aşmak için gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmalarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Yeni düzenleme ile yaş doğrulaması, e-Devlet üzerinden oluşturulacak dijital belirteç ile yapılacak. Mevcut sosyal medya hesaplarının doğrulama işlemleri için ise 31 Mart 2027 tarihine kadar süre tanınıyor.
Alternatif Faaliyetlerin Önemi
Sosyal medya yasağının olumlu sonuçlar doğurabilmesi için dijital ortam dışında alternatif aktivitelerin sunulması büyük önem taşıyor. Spor, sanat, kitap okuma ve yüz yüze etkileşimler, çocukların ekran kullanımını dengelemeye yardımcı olabilir. Ailelerin belirli kurallar koyması ve kendi ekran kullanım alışkanlıklarıyla çocuklarına örnek olması gerekiyor. Hedef, sadece sosyal medya hesaplarını kapatmak değil, aynı zamanda çocukların dijital dünyanın dışında güçlü sosyal ilişkiler kurmalarını sağlamaktır.




