Yerel Yönetim

Otizmli Çocuklar Eğitimde Sorunlarla Karşılaşıyor

İstanbul'da otizmli çocukların eğitimde yaşadığı sorunlar, ailelerin hak arama mücadeleleriyle gündeme geldi. Eğitim sistemindeki görünmezlik dikkat çekiyor.

Otizmli Çocuklar Eğitimde Sorunlarla Karşılaşıyor
Görsel: Bianet TR

2026-2027 eğitim öğretim yılıyla birlikte otizmli öğrencilerin eğitim sistemindeki görünmezliği yeniden tartışma konusu oldu. İstanbul'da, okula yerleştirilemeyen, yeterli destek alamayan ya da ders saatleri kısaltılan otizmli çocukların durumu, eğitime erişim sorunlarının yalnızca kayıt işlemleriyle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), 1 Ekim 2026'da yayımladığı istatistiklere göre, özel eğitim kapsamında taşımalı eğitim hizmetinden yararlanan öğrenci sayısının 150 bin 405'e ulaştığını açıkladı. Ancak bu rakam, otizmli öğrencilerin eğitim koşullarını yeterince yansıtmıyor. İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği (İSOTGÖNDER) Başkanı Sarah Başar, otizmli çocukların eğitimde karşılaştığı zorlukları ve ailelerin yaşadığı sıkıntıları aktardı.

Eğitimde Yerleştirme Sorunları

Başar, derneğin yaz aylarından bu yana takip ettiği bir otizmli çocuğun yerleştirme sorununu örnek gösterdi. 5 Ekim 2026 itibarıyla çocuğun durumu hâlâ çözülmemişken, kamu görevlileri ve otizm alanındaki temsilcilerin katıldığı bir toplantıda bile sonuç alınamadığını belirtti. Ailelerin, "bu çocuk buraya ait değil" yaklaşımıyla karşılaştığını ifade etti.

Başka bir örnekte ise, yoğun desteğe ihtiyaç duyan bir öğrencinin özel eğitim uygulama okulundan özel eğitim sınıfına yönlendirilmek istendiği aktarıldı. Başar, bu durumun, yerleştirme kararlarının çocukların gerçek ihtiyaçlarına göre değil, kurumların kolaylığına göre verildiğini gösterdiğini vurguladı.

Kısaltılan Ders Saatleri

İstanbul'da otizmli öğrencilerin ders sürelerinin kısaltılması da önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Başar, özel eğitim sınıflarında uygulanan sabahçı-öğlenci sisteminin çocukların okulda geçirdiği süreyi azalttığını bildirdi. Ailelerden gelen şikayetler, öğrencilerin okula sabah 9'da getirilip, 11'de alınması gibi uygulamaların yaygın olduğunu gösteriyor.

Başar, öğrencilerin eğitimde yalnızca okula devam etmesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda kaç saat eğitim aldıkları ve ihtiyaç duydukları desteği alıp almadıklarının da sorgulanması gerektiğini belirtti. Ayrıca, kaynaştırma yoluyla eğitim gören bazı otizmli öğrencilerin okulda gözetimsiz bırakıldığını ve sorumluluğun başka öğrencilere devredildiğini ifade etti.

Eğitim Sisteminin Desteklenmesi

Başar, eğitimde yaşanan sorunların yalnızca öğretmenlere veya okul yöneticilerine yüklenemeyeceğini, sistemin eğitimcileri de desteklemesi gerektiğini vurguladı. İSOTGÖNDER, eğitim hakkına erişimde sorun yaşayan ailelerin başvurularını takip ediyor ve ailelere yazılı başvuru yapmalarını öneriyor. Eğitim hizmetlerinin uygulamada denetlenmesi gerektiğini belirten Başar, sivil toplumun kurumların görevlerini takip etme sorumluluğuna dikkat çekti.

KaynakBu haber Bianet TR tarafından yayımlanan haberden derlenerek yeniden yazılmıştır.
Kaynağı gör

Yerel Yönetim kategorisinden diğer haberler

Tümü