Osmanlı'nın en çalkantılı dönemlerinden biri olan Tanzimat, 2. Mahmud ve Sultan Abdülaziz dönemlerini kapsayan 1825-1876 yıllarını kaleme alan vakanüvis Ahmed Lütfi Efendi'yi anmak amacıyla "Dört Padişah Bir Tarihçi: Vak'anüvis Ahmed Lütfi Efendi Sempozyumu" düzenlendi. Sempozyum, Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Sempozyum öncesinde açıklamalarda bulunan Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Ahmed Lütfi Efendi'nin Osmanlı tarihinin önemli bir dönemine tanıklık ettiğini belirtti. Afyoncu, Ahmed Lütfi Efendi'nin 1825 ile 1876 yılları arasındaki 51 yıllık dönemi yazdığını ve bu sürecin dört farklı padişahın saltanatını kapsadığını ifade etti.
Afyoncu, Ahmed Lütfi Efendi'nin Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden Ahmet Cevdet Paşa'nın ardından vakanüvislik görevini üstlendiği için yeterince tanınmadığını dile getirdi. Ayrıca, Ahmed Lütfi Efendi'nin Tanzimat, 2. Mahmud ve Sultan Abdülaziz dönemlerini detaylı bir şekilde kaleme aldığını, Abdülhamid dönemine ait notlarının da ileride yayımlanmasının planlandığını aktardı.
Tarihçi Ahmed Lütfi Efendi'nin eserlerinin bir kısmının Osmanlı döneminde basıldığını, diğer kısmının ise Cumhuriyet döneminde yeni harflere aktarıldığını belirten Afyoncu, Yeditepe Yayınevi tarafından bu eserlerin günümüz Türkçesiyle altı cilt halinde yayımlandığını söyledi. Ayrıca, Osmanlıca yazılmış tarih kaynaklarının yalnızca alanında uzman araştırmacılar tarafından erişilebilir olduğunu, bu durumun tarihe ilgi duyan geniş kitlelerin eserlerden faydalanmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Afyoncu, sempozyumda Ahmed Lütfi Efendi'nin tarihçiliğinin yanı sıra hayatı, aile ilişkileri ve farklı alanlarda yazdığı eserlerin de ele alınacağını açıkladı. Ahmed Lütfi Efendi'nin yalnızca bir tarihçi değil, aynı zamanda bürokrat, şair ve edebiyatçı olduğunu vurgulayan Afyoncu, bu sempozyumun Ahmed Lütfi Efendi'nin hayatını ve tarihçiliğini aydınlatmayı amaçladığını belirtti.
Osmanlı'nın resmi tarihçileri olan vakanüvislerin, 1590'lı yıllardan itibaren faaliyet gösterdiğini kaydeden Afyoncu, tarihçilerin kendi dönemlerinin insanları olmaları nedeniyle tamamen objektif olamayacaklarını ifade etti. Bununla birlikte, Ahmed Lütfi Efendi'nin eserlerinde dönemin bazı devlet uygulamalarını eleştirdiği ve bu eleştirilerin eserin yayımlanmasıyla daha görünür hale geldiği belirtildi.
Afyoncu, Osmanlı döneminde Arap harfleriyle basılan yaklaşık 35 bin kitabın önemli bir kısmının günümüz Türkçesine aktarılması gerektiğini vurguladı. Bu tür yayınların tarih meraklılarının kaynaklara erişimini kolaylaştıracağını ifade eden Afyoncu, Naima Tarihi ve Koçi Bey risalelerinin ardından Ahmet Cevdet Paşa'nın meşhur tarihinin de günümüz Türkçesinde yayımlanmasının planlandığını söyledi.
Ahmed Lütfi Efendi'nin 7. kuşak torunu Mehmet Berke Merter, dedesinin eserlerinin günümüz Türkçesine aktarılmasından ve adına sempozyum düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Merter, ailesinden kendisine emanet edilen el yazması Hicaz Seyahatnamesi'ni yayımladıklarını ve dedesinin savaş günlüklerini okuyucularla buluşturduklarını anlattı. Ayrıca, Prof. Dr. Erhan Afyoncu'nun önerisinin projeye ilham verdiğini ifade etti.




