Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türkiye piyasasına yönelik son değerlendirmelerinde Borsa İstanbul'un durumu ve yabancı yatırımcıların tutumuna dikkat çekti. MSCI, 15 Ekim tarihinde Türk hisse senetlerine dair bazı endeks değişikliklerini ikinci bir duyuruya kadar askıya aldığını açıkladı. Bu karar kapsamında, belirli halka açıklık oranları, hisse sayısı artışları ve yeni şirketlerin endekslere eklenmesi gibi işlemler durduruldu.
Piyasa Statüsü Riski
MSCI, Türkiye’nin Gelişmekte Olan Piyasa statüsünün, Haziran 2027’ye kadar piyasa şeffaflığı ve gözetim alanında yeterli ilerleme sağlanmaması durumunda Sınır Piyasa veya Bağımsız Piyasa statüsüne geçebileceği konusunda bir danışma süreci başlatabileceğini bildirdi. Ancak Türkiye’nin mevcut piyasa statüsünde henüz bir değişiklik yapılmadığı belirtildi.
Borsa İstanbul’da son dönemde yaşanan satış baskısı, MSCI’nın bu açıklamasının ardından da devam etti. Endeks, dolar bazında Haziran 2025'ten bu yana en düşük seviyelerine geriledi. Yabancı yatırımcıların temkinli durumu ve şirket değerlemelerindeki düşüş, Borsa İstanbul üzerindeki baskıyı artıran faktörler arasında yer aldı.
Değerleme Baskısı
Borsa İstanbul'daki değerleme baskısı, şirketlerin piyasa değerlerinin özkaynaklarına oranında da kendini gösteriyor. Garanti BBVA Yatırım’ın Bloomberg verileriyle hazırladığı grafiğe göre BIST 100’ün piyasa değeri/defter değeri (PD/DD) oranı yaklaşık 1 seviyesine geriledi. Bu oran, son beş yıllık ortalama olan 1,45 düzeyinin yaklaşık yüzde 31 altında bulunuyor. BIST 100’ün mevcut değerlemeleri tarihsel ortalamanın altında kalmasına rağmen, en düşük istatistiksel banda henüz ulaşmadığı ifade ediliyor.
Dr. Nuri Sevgen, birçok büyük şirketin defter değerinin altında işlem gördüğüne dikkat çekerek, düşük değerlemelerin borsa üzerinde yükseliş anlamına gelmeyeceğini vurguladı. Ayrıca yüksek enflasyon ve enflasyon muhasebesinin şirket özkaynakları üzerindeki etkileri nedeniyle mevcut PD/DD oranlarının geçmiş dönemlerle karşılaştırılmasında dikkatli olunması gerektiği belirtildi.
Uzun Vadeli Performans
Türkiye hisselerine ilişkin uzun vadeli performans ise olumsuz bir tablo sergiliyor. BIST 100’ün son 20 yıllık enflasyondan arındırılmış getirisi, yeniden negatif bölgeye geçti. Bu durum, nominal hisse fiyatlarındaki artışın uzun vadede yatırımcının satın alma gücünü korumaya yetmediğini gösteriyor. MSCI’nın Endonezya’ya yönelik attığı adımlar, Türkiye açısından olası statü değişikliğinin sonuçlarına dair önemli bir örnek oluşturuyor. Endonezya’nın Gelişmekte Olan Piyasa statüsünden Bağımsız Piyasa statüsüne geçirilmesine yönelik resmi danışma süreci başlatıldı ve bu durum Endonezya borsasında önemli kayıplara yol açtı.
Goldman Sachs’ın değerlendirmelerine göre, MSCI Endonezya Endeksi’nin yılbaşından bu yana kaybı yüzde 47’ye ulaştı ve olası bir statü değişikliği, 5,6 milyar dolarlık pasif fon çıkışına neden olabilir.




