Marmara Denizi'nin Yalova açıklarında son günlerde üst üste depremler meydana geldi. Özellikle İstanbul ve çevre illerde hissedilen bu sarsıntılar, yurttaşlar arasında tedirginlik yarattı. 3.5 ve 3 büyüklüğündeki depremler, bölgedeki sismik hareketliliğin nedenleri hakkında merak uyandırdı.
Jeoloji Uzmanından Açıklama
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki sismik hareketliliğin faylarda yavaş kayma olasılığı açısından incelenmesi gerektiğini belirtti. Bektaş, 2019 yılında yayımlanan bir Alman araştırma ekibinin çalışmasına atıfta bulunarak, 2016’daki 4.4 büyüklüğündeki Yalova depremi öncesinde ve sonrasında gözlenen mikrodeprem hareketlerinin Çınarcık fayındaki yavaş kayma ile ilişkili olduğunu ifade etti.
2016 Depremi ve Mikrodeprem Aktivitesi
Prof. Dr. Bektaş, 2016 Yalova depremi çevresinde yaklaşık 50 gün boyunca süren deformasyon sinyallerinin varlığını vurguladı. Bu sinyallerin, fayların sürünme davranışını gösterdiğine dikkat çekti. Ayrıca, Yalova açıklarında bir gün arayla meydana gelen iki depremin, bu fayların yavaş kayma davranışını gösterme ihtimalini artırdığını belirtti.
Bilimsel Verilerle İzlenmeli
Bektaş, Yalova açıklarındaki sismik hareketliliğin korkuyla değil, bilimsel verilerle izlenmesi gerektiğini vurguladı. 2016 Yalova depremi ve güncel sarsıntılar, Marmara’daki fayların sürünme davranışını desteklerken, bu durumun daha fazla araştırılması gerektiği ifade edildi.
Sonuç olarak, Yalova açıklarında yaşanan depremler, bölgede süregelen sismik aktivitenin bir parçası olarak değerlendiriliyor ve bilim insanları tarafından dikkatle takip ediliyor.




