İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği'nden (İKMİB) alınan bilgilere göre, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, 2023 yılının ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek tarihinin en yüksek ilk yarı ihracatına ulaştı. Bu dönemde, kozmetik ve yıkama müstahzarları ihracatı ise 100'den fazla ülkeye 1 milyar 563 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Kozmetik ürünleri ihracatı, 2023 yılının ilk altı ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,9 artışla 1 milyar 178 milyon dolara ulaştı. Özellikle parfüm ihracatında yüzde 18,1, sanayide kullanılan koku verici maddelerde yüzde 15,4 ve güzellik, makyaj ve cilt bakım ürünlerinde ise yüzde 12,3'lük artış gözlemlendi. Sektör temsilcileri, Türk kozmetik sektörünün Avrupa, Orta Doğu, Amerika ve Afrika gibi geniş bir coğrafyaya ulaşmasının, farklı pazarların beklentilerine cevap verebilen üretim gücünü gösterdiğini belirtiyor.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Kozmetik Komite Başkanı Necdet Mot, Türk kozmetik sektörünün 2026 yılının ilk yarısında küresel pazarlardaki etkinliğini artırdığını ve güçlü bir ihracat büyümesi gerçekleştirdiğini vurguladı. Türkiye, bu dönemde 100'den fazla ülkeye kozmetik ürünü ihraç eder hale geldi. Geleneksel olarak güçlü olunan pazarların yanı sıra Avrupa ve Kuzey Amerika'daki pazar payının da arttığını ifade etti.
Mot, Türkiye'nin kozmetik ihracatında yaşanan dönüşümü değerlendirerek, sektörün artık yalnızca fason üretim yapan bir yer olmaktan çıktığını ve kendi markalarını dünya sahnesine çıkaran bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Kalite, marka algısı ve inovasyon odaklı bir yaklaşım benimsenerek, Türkiye'nin küresel pazarda yalnızca ekonomik bir alternatif değil, aynı zamanda yüksek standartlarda inovasyon sunan stratejik bir partner haline geldiğini ifade etti.
Yılın ikinci yarısı için Türk kozmetik sektörünün olumlu bir görünüm sunduğunu belirten Mot, yıl sonunda yeni bir ihracat rekorunun kırılmasını beklediklerini dile getirdi. İhracattaki hareketliliğin iç pazardaki üretim ve satışlara olumlu yansıdığını vurgulayan Mot, dış pazarlardan gelen yoğun talebin iç piyasadaki dinamikleri doğrudan etkilediğini söyledi.
Son dönemdeki makroekonomik dalgalanmalara rağmen, tüketicilerin kozmetik ve kişisel bakım harcamalarında dikkate değer bir büyüme gözlemlendiğini kaydeden Mot, yerli üretim ve yerli markaların iç pazardaki payında gözle görülür bir değişim yaşandığını ifade etti. 2026 yılı sektörel analizleri, Türkiye iç pazarının artık yerli markalar lehine köklü bir değişim geçirdiğini gösteriyor.
Kozmetik sektöründeki büyümenin kadın istihdamına da olumlu yansıdığını belirten Mot, sektörde kadın istihdamının hem nicelik hem de nitelik olarak arttığını vurguladı. Özellikle doğal içerikli ve temiz güzellik odaklı startuplarda kadınların yönetim kademelerindeki oranının yüzde 40'ları aştığını belirtti. İhracat odaklı büyümenin, yeni ve nitelikli çalışan ihtiyacını doğurduğunu ve bunun en çok kadın istihdamını desteklediğini ifade etti.
Sonuç olarak, kozmetik sektöründeki ihracat artışı, sadece finansal bir başarı değil, aynı zamanda istihdam alanlarında da yeni fırsatlar yaratmaktadır. Kadın iş gücünün bu süreçteki önemi vurgulanarak, sektörün genetik kodlarında kadınların baskın olduğu belirtildi.




