DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 1 Ekim tarihinde Mersin'de gerçekleştirilen operasyon sırasında bir kadının pijamalarıyla görüntülenmesi üzerine üç ayrı soru önergesi hazırladı. Koçyiğit, bu görüntülerin nasıl kamuoyuna yansıdığını araştırmak için İçişleri, Adalet ve Aile Bakanları'na yönlendirdiği önergelerde, olayın tüm yönlerinin incelenmesini talep etti.
Görüntülerin Kaydedilmesi
Koçyiğit, Mersin'deki operasyon sırasında sabah saatlerinde bir kadının pijamalarıyla kapıyı açarken polis tarafından görüntülendiğini hatırlattı. Kadının, kaydın durdurulmasını istemesine rağmen, "bilgi amaçlı" olduğu gerekçesiyle kaydın sürdürüldüğünü ifade etti. Bu durum, görüntülerin kaydedilme sürecinin yanı sıra, hangi kolluk biriminde tutulduğuna ve kimlerin erişimine açık olduğuna dair belirsizlikleri gündeme getirdi.
Bakanlıklara Yöneltilen Sorular
Koçyiğit, İçişleri Bakanlığı'na yönelttiği sorularda, görüntünün hangi kolluk birimi tarafından kaydedildiği, kaydın hukuki dayanağının ne olduğu ve görüntülerin üçüncü kişilere veya basına aktarılıp aktarılmadığı gibi konuların açıklığa kavuşturulmasını istedi. Ayrıca, son beş yılda benzer durumlar nedeniyle idari soruşturma geçiren kolluk görevlilerinin sayısını da sordu.
Kadın Hakları ve Mahremiyet
Koçyiğit, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı'na yönelik önergesinde, olayın kadın hakları, insan onuru ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kadının kendi evinde, özel yaşam alanında görüntülenmesini eleştirerek, kadınların bedenleri ve özel yaşamları üzerindeki söz hakkının ihlal edildiğine dikkat çekti. Devletin, kamu gücü karşısında kadınları koruma sorumluluğunu hatırlatan Koçyiğit, kolluk işlemleri sırasında kadınların mahremiyetinin nasıl korunacağına dair politika ve protokollerin olup olmadığını sordu.
Özel Hayatın Korunması
Koçyiğit, kamu gücünü kullanarak gerçekleştirilen işlemlerde özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması konularının önemine vurgu yaptı. Kadınların bedenlerinin ve özel yaşamlarının siyasi veya kamusal teşhir konusu haline getirilmesine karşı çıkılması gerektiğini belirtti. Koçyiğit, mahremiyetin, insan onurunun ve kadın haklarının güvence altına alınmasının gerekliliğini vurguladı.




