H. K. Gümüşel’in küçük yaşta evlendirildiği iddiasıyla açılan davada, 2012 yılında düzenlenen kemik yaşı raporunun gerçeğe aykırı olduğu öne sürülerek ikinci bir dava açıldı. İddianamede, doktorlar hakkında "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" ve Yusuf Ziya Gümüşel ile diğer sanıklar hakkında "kamu görevlisinin azmettirilmesi suretiyle resmi belgede sahtecilik" suçlamaları yöneltildi.
Mahkemenin Bekleme Kararı
İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesi, ana davanın kararını bekleme kararı almıştı. Ancak Yargıtay’dan çıkan bozma kararı sonrasında Yusuf Ziya Gümüşel hakkında ev hapsi kararı verilmesi, mahkemenin kararında değişikliğe neden oldu. Bekleme kararı nedeniyle duruşmaya katılmayan sanık avukatlarının yokluğunda, son savunmalar alınmadan diğer sanıklar hakkında zaman aşımı gerekçesiyle beraat kararı verildi. Gümüşel ve Kadir İstekli ise 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Çelişkili İfadeler ve Delil Yetersizliği
Davanın gerekçesi, H. K. Gümüşel’in çelişkili beyanlarına dayandırıldı. Soruşturma sürecinde her şeyi hatırladığını belirten Gümüşel, kemik yaşının tespiti sırasında röntgenini çeken personeli tanımadı. Daha önceki ifadesinde tanımladığı personelin eşkalini hatırlamadığını söyledi. Ayrıca, olay günü kendisini muayene eden sağlık çalışanının cinsiyetini yanlış belirttiği ortaya çıktı.
Hastane Yazısı ve Sahte Rapor İddiaları
Dava sürecinde Haydarpaşa Numune Hastanesi’nden gelen yazı dikkat çekti. Mahkeme, sahte olduğu iddia edilen raporun aslını talep etti ancak hastane, belgelerin su baskını nedeniyle kaybolduğunu bildirdi. Bu durum, dava dosyasındaki belgelerin eksikliği konusunda soru işaretleri yarattı.
Mahkemenin Kararındaki Tutarsızlıklar
Mahkemenin karar gerekçesinde, "kemik testine giren kızın kimliğinin tespit edilemediği" ve "röntgen teknisyeninin kimliğinin tespit edilemediği" ifadeleri yer aldı. Suçlamalarla ilgili somut delil bulunmamasına rağmen, sanıklara ceza verildi. Ayrıca, doktorlar hakkında zaman aşımından düşme kararı verilirken, Gümüşel ve İstekli’ye ceza verilmesi dikkat çekti. Mahkeme, HTS kayıtlarını uydurarak sanıklar arasında bağlantı kurmaya çalıştı. Ancak, sanıklar arasında herhangi bir HTS kaydı bulunamadı.
Sonuç olarak, H. K. Gümüşel’in gerçek doğum tarihi ve kimliği konusunda hala belirsizlikler söz konusu. Sanık avukatları, yaşanan hukuk skandallarının İstinaf Mahkemesi tarafından incelenmesini ve adaletin sağlanmasını talep ediyor.




