Her yıl eylül ayının üçüncü cumartesi günü, Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü olarak kutlanıyor. Bu özel gün, kemik iliği bağışının önemini vurgulamak ve bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla belirlenmiştir. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Didem Atay, kemik iliği bağışının hastalar için umut kaynağı olduğunu ifade etti.
Kemik İliği Bağışının Önemi
Prof. Dr. Atay, kemik iliği bağışının, hastalara hayat verdiğini belirterek, "Kemik iliği bağışçısı olmak çok önemli ve özel bir görev. Başka bir insana can veriyorsunuz, hayat katıyorsunuz" dedi. Bağışın, standart bir kan bağışına benzer bir süreç olduğunu vurgulayan Atay, bu bağışın hastalar ve aileleri için büyük bir umut kaynağı oluşturduğunu söyledi.
Bağış Süreci ve Gönüllü Olmak
Gönüllülerin bağış yaparken korkmaması gerektiğini ifade eden Atay, "İnsanlar, kemik iliği bağışının zor bir işlem olduğunu düşünüyor. Oysa bu, basit bir kan bağışı gibi bir süreçtir. Sağlıklı, 18-35 yaş arasındaki gönüllüler, gerekli testlerin yapılmasının ardından bağışçı olabilirler" şeklinde konuştu. Bağış sürecinin, verici için herhangi bir zararı olmadığını ve bağışın ardından kemik iliğinin kısa sürede yeniden üretileceğini belirtti.
Türkiye'deki Bağış Durumu
Türkiye'de kök hücre bağışına olan ilginin arttığını söyleyen Atay, Kızılay aracılığıyla gönüllü bağışçı olmanın mümkün olduğunu kaydetti. 2014 yılından bu yana faaliyet gösteren TÜRKÖK, ülkemizde 1 milyon 230 binden fazla bağışçıya ulaşmış durumda. Ancak bağışçı sayısının artırılması gerektiğini vurgulayan Atay, "Şu an Türkiye'de taranan hastaların üçte ikisi bağış bulabiliyor ama bu sayıyı artırmak gerekiyor" dedi.
Gönüllülerin Vazgeçmemesi Gerekiyor
Atay, uygun bir hasta çıktığında bağışçıların vazgeçmemeleri gerektiğini belirterek, "Bağışçılarımız var, uygun hastalarımıza çıkıyor ama bağışlama noktasına geldiğinde vazgeçebiliyorlar. Bu, hasta ve ailesi için büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor" dedi. Kök hücre bağışlamanın, bir kişinin hayatını kurtarmak için önemli bir fırsat olduğunu hatırlatarak, bu konuda daha fazla insanın duyarlı olması gerektiğini sözlerine ekledi.




