İstanbul, 6 Ekim 1923 tarihinde düşman işgalinden kurtularak Türk egemenliğine geçti. 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan işgal süreci, İstanbul’un fiilen işgalinin 13 Kasım 1918'de başlamasıyla devam etti. Bu dönemde, işgale karşı direniş örgütleri kurularak, vatanseverler mücadelesini sürdürdü.
İşgal Dönemi ve Direniş
İşgal sürecinde İstanbul hükümetinin işbirlikçi tutumu, vatanseverler tarafından reddedildi. Karakol Cemiyeti gibi gizli direniş örgütleri, işgale karşı aktif bir şekilde mücadele etti. Bu süreçte birçok vatansever tutuklanarak Malta'ya sürgün edildi. 16 Mart 1920'de işgalin resmiyet kazanması, direniş örgütlerini zor durumda bıraktı. Dönemin önemli liderlerinden Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'un işgalinin Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine bir darbe olduğunu belirtmişti.
Kurtuluş Savaşı ve İstanbul’un Teslimi
Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından, 19 Ekim 1922'de Refet Paşa İstanbul’a gelerek şehirdeki yönetimi devraldı. 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ve 4 Kasım 1922'de İstanbul hükümetinin istifasıyla TBMM Hükümeti şehrin yönetimini üstlendi. İstanbul’un kurtuluşu için önemli bir adım olan Mudanya Mütarekesi, barış görüşmelerinin ardından 3 Haziran 1923’te imzalandı.
İstanbul’un Tahliyesi
İtilaf Devletleri, İstanbul’u 29 Ağustos 1923’te boşaltacaklarını açıkladı. Türk ordusu, 6 Ekim 1923’te İstanbul’a girmek için hazırlık yaparken, TBMM hükümeti tarafından atanan İstanbul komutanı Selahaddin Adil Paşa, Dolmabahçe rıhtımında teslim alma merasimi düzenlendi. Türk bayrağının selamlandığı bu törende, işgal kuvvetleri komutanları ile protokol imzalandı ve İstanbul, düşman işgalinden kurtuldu.
Kurtuluş Savaşı’nın başarısıyla birlikte, İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yılı anılıyor. Bu vesileyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile vatanın kurtuluşu için mücadele eden tüm şehit ve gaziler anılmaktadır.




