İstanbul, son haftalarda mevsim normallerinin çok üzerinde yağışlarla karşı karşıya kaldı. Özellikle Kâğıthane, Pendik ve Şile gibi ilçelerde metrekareye 242 kilogram yağış düştü. Bu durum, su baskınlarına ve felaketlere yol açarak, birçok yurttaşın yaşamını yitirmesine sebep oldu. Binlerce ev ve işyeri su altında kalırken, araçlar da sel sularında kayboldu.
Zararın Boyutu
Zararın en çok hissedildiği yerlerden biri, son yıllarda yeni yaşam merkezi olarak öne çıkan Vadi İstanbul oldu. Ultra lüks konutların otoparkları, büyük maddi kayıplara yol açtı. Uzmanlar, İstanbul'un su yollarının göbeğinde yer aldığını ve son 30 yılda hızla büyüyen bir şehir olduğunu belirtiyor. İSKİ'nin 2023 verilerine göre, İstanbul'da 5 bin 247 kilometre uzunluğunda 2 bin 772 dere bulunuyor. Ancak, bu derelerin üzerine yapılan inşaatlar ve yol çalışmaları, su taşkınları riskini artırıyor.
Önlemler ve İklim Değişikliği
Uzmanlar, İstanbul'un su baskınlarına karşı yeterli önlemler alınmadığını vurguluyor. 18 yıl önce hazırlanan raporlarda, 28 büyük dere havzasının su taşkını riski taşıdığı belirtilmişti. Ancak, bu uyarılara rağmen, bazı bölgelerde koruma şeritleri daraltıldı ve derelerin üzerine inşaat yapıldı. İTÜ akademisyeni Dr. Hülya Dinç, bu durumu eleştirerek, şehir yönetiminin bu gerçekleri dikkate almadığını ifade etti.
Kriz Yönetimi Yetersiz
Sel felaketi, İstanbul'un kriz yönetimindeki eksiklikleri de gözler önüne serdi. Örneğin, sanatçı Murat Boz, Cendere'deki stüdyolarında 100 arkadaşıyla birlikte mahsur kaldı. Eğer medyaya bağlanıp yardım talep etmemiş olsaydı, durum çok daha kötü olabilirdi. İstanbul'un kriz yönetimi sisteminin etkinliği sorgulanırken, yetkililerin bir an önce olağanüstü durum planlarını gözden geçirmesi gerektiği ifade ediliyor.




