Samed Karagöz'ün küratörlüğünü üstlendiği 'İstanbul ile Konuşuyorum' sergisi, İstanbul Alışveriş Merkezi'nin D Blok 1. katındaki lobi alanında açılacak. Sergi, Ozan Türkkan, Eylül Alıcı, Kıvanç Aykan, Raziyye Kuzu Atalay, Server Demirtaş, Selçuk Artut ve Fuat Değirmenci gibi sanatçıların eserlerini bir araya getiriyor. Ziyaretçiler, sergiyi 16 Aralık'a kadar ücretsiz olarak gezebilecek.
Serginin Teması
Sergi, İstanbul'un çok katmanlı kimliğini insan, doğa, mimari ve hatıralar aracılığıyla çağdaş sanatın farklı ifade biçimleriyle yorumluyor. Resim, heykel, enstalasyon, dijital sanat, fotoğraf, seramik ve illüstrasyon gibi çeşitli disiplinlerden eserler yer alıyor. Sergi, "Bir şehrin hafızası yalnızca insanlarda mı yaşar?" sorusuna yanıt arayarak kentin canlı bir anlatıcı olarak yeniden düşünülmesini amaçlıyor.
Öne Çıkan Eserler
Sergideki eserlerden biri olan Server Demirtaş'ın "Otoportre / Self-Portrait" adlı çalışması, bir örtünün altında saklanan beden üzerinden görünmeyen hatıralara odaklanıyor. Bu eser, insan bedeninin sakladıklarıyla İstanbul’un eski duvarları, sokakları ve kıyıları arasındaki ilişkiyi kuruyor.
Eylül Alıcı'nın "Neural City" adlı eseri ise İstanbul'u insanların hareketleri ve ilişkileriyle sürekli değişen bir organizma olarak ele alıyor. Bu çalışma, insan beynindeki nöral ağlarla şehrin karmaşık yapısı arasında bağlantı kuruyor.
Ozan Türkkan'ın "Bridges" adlı video enstalasyonu, tarihsel köprü çizimlerini ve mimari planları dijital sistemlere dönüştürüyor. Bu eser, köprüleri iletişim ve ortaklık kavramlarının simgesi olarak yorumluyor.
Sanat ve Günlük Yaşam
Kıvanç Aykan'ın etkileşimli çalışması, İstanbul'un balkonlarında ve pencerelerinde bulunan bitkiler üzerinden insan, doğa ve teknoloji arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Raziyye Kuzu Atalay'ın "Latent İlmekler" adlı eseri ise Türk halı ve kilim motiflerini yapay zeka ile yeniden yorumluyor.
Selçuk Artut'un "Geomart-ut7" serisi, geometrik sanat ile modern teknolojiler arasında bir bağ kurarken, Fuat Değirmenci'nin "Minimal Rönesans" adlı çalışması da fiziksel ve dijital deneyim arasındaki sınırları araştırıyor.
İstanbul'un zamansız ruhunu ve değişen kent kimliğini çağdaş sanat üzerinden ele alan bu sergi, ziyaretçileri şehirle kurdukları ilişkiyi yeniden değerlendirmeye davet ediyor. İstanbul Alışveriş Merkezi, bu sergi ile kültür ve sanatı günlük yaşam alanlarıyla buluşturmayı hedefliyor.




