İstanbul'da bir bankada yatırım uzmanı olarak görev yapan Gülşah K., 15 Mart 2021'de işe başladıktan sadece altı ay sonra, 13 Eylül 2021'de "performans yetersizliği" gerekçesiyle işten çıkarıldı. Ancak Gülşah K., işten çıkarılmadan önce Kovid-19 nedeniyle 5-18 Eylül 2021 tarihleri arasında raporlu olduğu için fesih ihbarnamesi 18 Eylül 2021'de kendisine tebliğ edildi.
Mahkeme Süreci
Gülşah K., işten çıkarılmasının ardından İstanbul 11. İş Mahkemesi'nde işe iade talebiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, fesih bildiriminin tebliğ tarihi itibarıyla 6 aylık kıdem koşulunu sağladığını belirtti. Çalıştığı süre boyunca yöneticileri tarafından takdir edildiğini vurgulayan Gülşah K., işten çıkarılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savundu.
Banka ise, Gülşah K.'nin iş akdinin 13 Eylül 2021'de haklı nedenle sona erdiğini iddia ederek, işe iade için gerekli olan 6 aylık kıdem koşulunun gerçekleşmediğini öne sürdü. Yerel mahkeme, Gülşah K.'nin işe iadesine karar vererek, işverence işe başlatılmaması durumunda 43 bin 666 lira tazminat ödenmesine hükmetti. Mahkeme, davacının kıdeminin 6 ay olmasına 2 gün kala iş akdinin feshedildiğine dikkat çekti.
AYM'nin Kararı
Ancak banka karara itiraz etti ve dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, davalı bankayı haklı bularak Gülşah K.'nin iş yerindeki kıdemini 5 ay 28 gün olarak belirledi. Daire, davacının iş güvencesi hükümlerinden faydalanamayacağına karar vererek davayı reddetti.
Gülşah K., bu karar üzerine Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi, 36. maddede güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vererek, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderdi. AYM, 6 aylık kıdem koşulunun sağlık raporu ve fesih bildiriminin tebliğ tarihi esas alınarak gerçekleştiğine vurgu yaptı ve istinaf mahkemesinin davayı neden reddettiğine dair yeterli gerekçe sunmadığını belirtti.




