İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) elektronik mühendisi olarak görev yapan bir isim, siyasetteki hızlı yükselişi ile dikkat çekiyor. 1981 doğumlu olan bu kişi, 1999 yılında tam burslu olarak Bilkent Üniversitesi'nde mühendislik eğitimi alarak 2004 yılında mezun oldu. İBB iştiraki İSBAK kayıtlarına göre, 14 Kasım 2008'de işe girdi. Ancak, işe girmesinin ardından iki ay içinde ABD'ye yüksek lisans eğitimi için gönderildiği öğrenildi.
Eğitim ve Danışmanlık Süreci
2009-2012 yılları arasında New York Üniversitesi'nde yüksek lisans yapan bu kişi, 2012 yılında Türkiye'ye döndü. Ancak, döndükten önceki dönemde AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı ve aynı zamanda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını yaptı. Bu süreçte, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimi aldı ve 2015 yılında mezun oldu. Ancak, bu süreçteki çelişkili bilgiler dikkat çekiyor; zira tıp eğitimi sırasında derslere katılım zorunluluğu bulunmasına rağmen, aynı zamanda yoğun bir siyasi danışmanlık yapması fiziksel olarak imkânsız görünüyor.
Siyasi Yükseliş ve Eleştiriler
2015 yılında tıp doktoru unvanını aldıktan sonra, AKP kadrolarında hızla yükselmeye başladı. Eylül 2015'te MKYK üyesi ve Ar-Ge'den sorumlu genel başkan yardımcısı oldu. 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde ise AKP İstanbul milletvekili seçildi. 2016-2018 yılları arasında Ahmet Davutoğlu ve Binali Yıldırım başbakanlığındaki hükümetlerde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yaptı. Bu dönemde, Hollanda'ya yaptığı bir ziyaret sırasında “istenmeyen kişi” ilan edilerek sınır dışı edildi.
Aile İlişkileri ve Eleştiriler
Bu kişinin ailesi de devlet içinde önemli pozisyonlarda bulunuyor. Kardeşleri arasında eski Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK) başkanı ve büyükelçiler yer alıyor. Aile üyelerinin aynı dönemde farklı devlet kademelerinde yüksek görevlerde bulunması, “ayrıcalıklı bir aile imparatorluğu” eleştirilerine yol açtı. Bu durum, Türkiye'deki bürokratik ve siyasi sistemdeki ayrıcalıkların sorgulanmasına neden oldu. Eleştirmenler, bu kişinin yükselişinin kendi yetenekleri ile değil, ailevi bağlantıları ve siyasi gücüyle mümkün olduğunu savunuyor.
Sonuç olarak, bu kişinin 4 ay içinde elde ettiği 2 milyar TL'lik kazanç ve hızlı siyasi kariyeri, kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Türkiye’nin ekonomik durumu ve siyasi iklimi göz önüne alındığında, bu tür olaylar, toplumda daha geniş sorunları da gündeme getiriyor.




