İstanbul Barosu, bu sabah Halk TV'ye yönelik gerçekleştirilen polis operasyonu ve kayyum atama kararı hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Baro, bu durumu hukuksuz bir müdahale olarak değerlendirirken, ilgili mercileri hukuka aykırı emirler vermekten kaçınmaya çağırdı.
Açıklamanın İçeriği
Açıklamada, Halk TV’ye yönelik yapılan şafak operasyonunun, binanın ablukaya alınması ve kanalın yayınının durdurulması gibi eylemlerin hukuk devleti normlarına aykırı olduğu ifade edildi. Ayrıca, Anayasa'nın 13. maddesinin hak ve özgürlükleri güvence altına aldığını belirten Baro, bu tür müdahalelerin hukukun üstünlüğünü ihlal ettiğini vurguladı.
Temel Hakların İhlali
İstanbul Barosu, yapılan müdahalenin Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile basın özgürlüğünü ihlal ettiğini kaydetti. Baro, bir medya kuruluşunun faaliyetlerinin durdurulmasının yalnızca o kuruluşun haklarını değil, aynı zamanda toplumun haber alma özgürlüğünü de etkilediğini belirtti.
TMSF ve RTÜK'ün Rolü
Açıklamada, TMSF'nin mülkiyet hakkının korunmasında denetim yükümlülüklerine sahip bir kurum olduğu hatırlatıldı. Baro, bu tür müdahalelerin hukuk devletinin yıkımına giden bir yol olduğunu ifade etti. Ayrıca, RTÜK'ün devre dışı kalmasının basın özgürlüğünü tehdit ettiğini belirtti.
Zamanlama Üzerine
Halk TV’ye yönelik bu gelişmelerin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapmasının beklendiği gün gerçekleşmesi de dikkat çekici bulundu. Baro, bu durumun demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı.
İstanbul Barosu, Halk TV’ye yönelik hukuka aykırı müdahalelere derhal son verilmesi ve yayınların yeniden başlatılması çağrısında bulundu. Baro, kamu görevlilerini anayasal sorumluluklarına uygun davranmaya davet etti.




