İstanbul Barosu İnsan Hakları, Avukat Hakları ve Kadın Hakları Merkezi, 12-16 Eylül tarihleri arasında LGBTİ+ örgütlerine, aktivistlere ve gazetecilere yönelik düzenlenen operasyonlar ve protesto eylemlerinde yaşanan gözaltılara ilişkin hazırladıkları raporu basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.
Raporda, soruşturma dosyalarına gizlilik kararı getirildiği ve avukatların dosyalara erişiminin engellendiği ifade edildi. Ancak, dosya içeriklerinin basına sızdırıldığı, bu durumun soruşturma kapsamındaki kişilerin “lekelenmeme hakkını” ihlal ettiği vurgulandı.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Diren Cevahir Şen, basın açıklamasında dernekler ve hak savunucularının “soyut ve belirsiz gerekçelerle” kriminalize edilmeye çalışıldığını, tutuklamanın istisnai bir tedbir olmaktan çıkarıldığını belirtti. Gözaltına alınanlar arasında İstanbul Barosu’na kayıtlı yedi avukatın da bulunduğu ifade edildi.
Şen, bir kişinin serbest bırakılmasının ardından 106 kişinin ifadelerinin alınmasına rağmen gözaltı sürelerinin 24 saat uzatıldığını aktardı. Gözlemci, avukat ve tanık aktarımlarına dayanarak çok sayıda hak ihlali tespit edildiği kaydedildi. Açıklamada, polis tarafından dağılma anonsu yapılmadığı, güvenli çıkış koridoru oluşturulmadığı ve gözaltına alınan kişilerin darp edildiği, boğazlarının sıkıldığı gibi olaylar yer aldı.
Raporda, gözaltındaki kişilere yönelik uygulanan şiddet olayları da detaylandırıldı. Bir kişinin polis amiri tarafından otobüste tokatlandığı, bir diğerinin kolunun polis tarafından ısırıldığı, başka bir kişinin ise omzunun çıkmasına yol açacak düzeyde şiddete maruz kaldığı ve hastaneye götürülmediği belirtildi. Ayrıca, gözaltındakilere avukatlar emniyete ulaşıncaya kadar su ve yemek verilmediği, avukatların müvekkilleriyle görüşmesinin saatlerce engellendiği ve bazı avukatların kötü muameleye maruz kaldığı ifade edildi.
Gözaltındaki kişilere dışarıdan yemek ulaştırılmasının engellendiği, vegan ve vejetaryenlerin beslenme ihtiyaçlarının karşılanmadığı, çok sayıda kişinin saatlerce ters kelepçeli tutulduğu ve kötü muamele iddialarının sağlık raporlarına geçirilmediği, reçeteli ilaçların teslim edilmediği ve kadınların hijyenik ped taleplerinin karşılanmadığı gibi hususlar da raporda yer aldı.




