İsrail'in Ekim 2023'te Hamas'ın gerçekleştirdiği 'Aksa Tufanı Operasyonu' gerekçesiyle başlattığı saldırılar, Gazze Şeridi'nde üçüncü yılını doldurdu. Bu süreçte on binlerce sivilin yaşamını yitirmesi ve çok sayıda insanın yerinden edilmesi, Gazze'nin tarihi ve kültürel mirasına da büyük zarar verdi.
Kültürel Mirasın Tahribi
İşgal altındaki Batı Şeria merkezli insan hakları örgütü Al-Haq, İsrail ordusunun Gazze'deki tarihi ve kültürel miras alanlarına yönelik saldırılarının, bir halkı kültüründen mahrum bırakma amacını taşıdığını belirtti. Gazze Şeridi, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu nedenle zengin bir kültürel mirasa sahip. Antik Mısır, Yunan, Roma, Bizans, Kenan ve Fenike medeniyetleri gibi birçok kültür, Gazze'nin tarihine katkıda bulunmuştur.
Hasar Gören Tarihi Yapılar
Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi verilerine göre, İsrail, 325 arkeolojik ve tarihi alandan 208'ini doğrudan hedef alarak tahrip etti. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ise, 24 Mart itibarıyla Gazze'de 164 tarihi ve kültürel miras alanının zarar gördüğünü doğruladı. Bu yapılar arasında, Gazze'nin en eski camisi olan Büyük Ömeri Camisi, Aziz Porfirios Rum Ortodoks Kilisesi ve Es-Samra Hamamı da yer alıyor.
Saldırılara Tepkiler
Gazze'deki Hristiyan toplumu, saldırılar karşısında uluslararası topluma müdahale çağrısında bulundu. Aziz Porfirios Kilisesi, Ekim 2023'te iki kez bombalanarak büyük hasar gördü. Bu saldırılar, sadece Gazze'deki Hristiyan azınlığa değil, aynı zamanda insanlığın ortak kültürel mirasına da ciddi bir darbe olarak değerlendiriliyor.
Saldırılar sonucunda Gazze'nin tarihi çarşıları ve diğer kültürel yapıları da büyük zarar gördü. Zaviye Çarşısı ve Kaysariyye Çarşısı gibi önemli ticaret noktaları, yıkımın izlerini taşıyor. Bu durum, Gazze'nin tarihi ve kültürel değerlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.




