İran ile ABD arasında devam eden dolaylı görüşmelerde henüz bir sonuç alınamadı. Her iki ülke yetkililerinin sert söylemleri ve askeri tehditlere yönelmesi, kamuoyunda yeni bir savaş ihtimaline dair kaygıları artırdı. ABD'nin İran'ın nükleer faaliyetlerini müzakerelerin merkezine koyma isteği ile İran'ın görüşmeleri yalnızca Hürmüz Boğazı'nın açılması bağlamında sürdürme talebi, müzakerelerin ilerlemesinin önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor.
Müzakerelerdeki Engeller
İranlı uzmanlar, Katar arabuluculuğunda yürütülen dolaylı görüşmelerin somut bir sonuç vermediğini belirtiyor. Tahran İslami Azad Üniversitesi'nden Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Hamid Ruşençeşm, iki ülke arasındaki müzakerelerin hala savaşın etkisi altında olduğunu ifade etti. Ruşençeşm, ABD'nin jeopolitik nedenlerle daha az zarar görebileceğini ancak bölgedeki müttefiklerinin çıkarlarının risk altında olduğunu vurguladı. İran ise maliyetleri karşı tarafa ödetmeye çalışıyor.
Dayanıklılık ve Ekonomik Kırılganlık
Ruşençeşm, İran'ın ekonomik açıdan daha kırılgan olduğunu ve baskılara karşı dayanma kapasitesinin henüz kritik eşiğe ulaşmadığını belirtti. İki tarafın müzakerelere maksimum taleplerle oturduğunu ifade eden Ruşençeşm, karşılıklı tavizlerin olmadığı sürece sonuç alınamayacağını savundu. Tarafların zamanla taleplerini yumuşatması gerektiğini dile getirdi.
Diplomasi ve Gelecek Perspektifi
Milletler Diplomasi Düşünce Kuruluşu Başkanı Muhammed Ali Sayedhane ise, diplomasi için hiçbir zaman geç olmadığını belirterek, savaşın kaybet-kaybet oyununa dönüştüğünü vurguladı. Sayedhane, iki tarafın karşılıklı tavizler verebileceği bir denge noktasına ulaşması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, İran'ın Türkiye ile iyi ilişkilerinin sürece katkı sağlayabileceğini belirtti. Savaşın hem ABD hem de İran'a zarar verdiğini ve bu durumun ekonomik ve sosyal sorunlara yol açtığını sözlerine ekledi.




