Uluslararası Para Fonu (IMF), serbest yatırım fonlarının (hedge fonları) küresel finansal piyasalarda giderek daha belirgin bir rol oynamaya başladığını açıkladı. IMF, bu fonların artan etkisinin, kaldıraç, yoğunlaşmış pozisyonlar ve yatırımcı çıkışları gibi kırılganlıkları beraberinde getirdiğini vurguladı. Bu durumun, finansal stres dönemlerinde fiyat bozulmalarına ve likidite baskılarına yol açabileceği belirtildi.
IMF, 13 Ekim'de yayımlanacak Küresel Finansal İstikrar Raporu'nun "Serbest Yatırım Fonları ve Finansal İstikrar" başlıklı bölümünü de kamuoyuyla paylaştı. Raporda, serbest yatırım fonlarının brüt varlıklarının 2013 yılında 4 trilyon dolar seviyesinden 2026'nın başı itibarıyla yaklaşık 13 trilyon dolara yükselebileceği ifade edildi.
Raporda, serbest yatırım fonlarının piyasalardaki artışının normal dönemlerde likidite ve etkinliği artırabileceği, ancak finansal stres dönemlerinde fiyat bozulmalarını ve likidite sorunlarını tetikleyebileceği kaydedildi. Kaldıraç, kırılgan finansman yapısı ve birçok fonun benzer pozisyonlar taşıması gibi faktörlerin bu olumsuz etkilerin başında geldiği vurgulandı.
Politika önerileri arasında, veri boşluklarının giderilmesi ve risk izleme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtilirken, yoğunlaşmış işlemler ve eş zamanlı kaldıraç azaltımına karşı hedefe yönelik önlemler alınması gerektiği ifade edildi. IMF yetkilileri, serbest yatırım fonlarının özellikle devlet tahvili piyasalarında önemli bir yer tuttuğunu ve 2025 yılında ABD Hazine tahvillerinin yaklaşık yüzde 9'unu elinde bulunduracağını öngördü.
Serbest yatırım fonlarının, diğer finansal araçlardan farklı olarak daha az kısıtlamayla yatırım yapabilme ve borçlanabilme esnekliğine sahip olduğu aktarıldı. Bu durum, fonların likit olmayan varlıklara yatırım yapma, kaldıraç kullanma ve pozisyonlarını hızla değiştirme olanağı sağlıyor. Ancak, bu özelliklerin piyasalarda olumsuz etkiler yaratabileceği de ifade edildi.




