İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün İBB davasında yaptığı savunmada, fon krizini ve bu konudaki soruşturma sürecini gündeme getirdi. İmamoğlu, yüz binlerce yurttaşın birikimlerinin bulunduğu fonlarla ilgili soruşturmanın, İBB’ye yönelik operasyonlarla kıyaslandığında çifte standart içerdiğini ifade etti.
Fon Krizi ve Soruşturma Süreci
İmamoğlu, fon krizinin maliyetinin yanı sıra soruşturmanın yürütülme biçimini de eleştirdi. Dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan ve şu anda Adalet Bakanı görevini yürüten Akın Gürlek’in, 2025 yılı Şubat ayında Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) yazı gönderdiğini ancak bu yazının ardından soruşturmanın ilerlemediğini öne sürdü. İmamoğlu, “İBB’ye yapılan operasyonlarla fon vurgunu arasındaki somut ilişkiyi sizlerle paylaşacağım” dedi.
İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26 Şubat 2025 tarihinde SPK’ye yazı gönderdiğini hatırlatarak, bu süreçte kendi diplomasının iptali için de işlem yapıldığını belirtti. İki süreç arasındaki farklılığa dikkat çekerek, Adalet Bakanı Gürlek’in İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne yazı göndermesinin ardından, aynı hızda fon soruşturması için harekete geçilmediğini savundu.
Hızlı Operasyon ve Çifte Standart
İmamoğlu, İBB’ye yönelik operasyonda bilgisayarlara aynı gün el konulduğunu, kendisinin de evinden sahur vaktinde alındığını hatırlatarak, fon krizinde aynı hızın gösterilmediğini vurguladı. “Bir belediyeye şafak vakti girilir. Bilgisayarlarına aynı gün el konur. Vatandaşın milyarlarca dolarlık birikimi söz konusu olduğunda o hız gösterilmedi” diyen İmamoğlu, fon soruşturmasında tutuklu siyasetçi bulunmamasına dikkat çekti.
İmamoğlu, fon krizinin ekonomik boyutuna da değindi. Eylül 2026'da yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edildiğini, bu fonlarda 455 bini aşkın yurttaşın parasının bulunduğunu ifade etti. Fon krizinin borsaya da yansıdığını belirten İmamoğlu, borsanın bir ayda yüzde 16’dan fazla değer kaybettiğini, halka açık şirketlerin piyasa değerinden yaklaşık 90 milyar dolar silindiğini ileri sürdü.
Soruşturma Talebi ve Kamu Güveni
İmamoğlu, fonlardaki birikimlerin yurttaşların çocuklarının eğitimi, emeklilikleri ve ev sahibi olma hedefleri için önemli olduğunu vurgulayarak, devletin ve denetlenen piyasaların güven vermesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, büyük mali skandallarda öncelikle delillerin korunması ve ilişkiler ağının ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Fon krizinin soruşturulması için Meclis’te ortak komisyon kurulması önerisinin kabul edilmediğini de belirten İmamoğlu, sürecin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması çağrısında bulundu.




