Akseki'de yıllardır arıcılık yapan İbrahim Topaca, 1.000 ile 2.200 metre rakım arasındaki su kenarlarında arıların izini sürerek yuvalarını tespit ediyor. Bulduğu yuvaları işaretleyen Topaca, havaların serinlemesiyle birlikte bölgeye giderek arılara zarar vermeden balı topluyor ve arıları kovana taşıyor. Doğal ortamda üretilen balın kilogramı 8.000 liraya kadar alıcı bulabiliyor.
Arıların İzini Sürmek
İbrahim Topaca, kovanlarından ayrılan arıların izini sürerek onların doğal yaşam alanlarını bulmaya çalışıyor. Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde ağaçların kovuklarına ve kayalıkların deliklerine yuva yapan arıları bulmak ise büyük emek ve sabır gerektiriyor. Topaca, bulduğu doğal arı yuvalarından bal alırken arılara zarar vermediğini vurguluyor.
Bal Hasadı ve Arıların Korunması
Topaca, bal hasadının ardından arıları kovana taşıyarak onların telef olmasına izin vermediğini belirtiyor. "Toros Dağları'nda oğul veren kovanlardan kaçan arıların yuvalarını bulmak için günlerce iz sürüyoruz. Yerlerini işaretliyoruz ve arıları koruyarak balı alıyoruz" diyor.
Bal Miktarının Değişkenliği
Doğal arı yuvalarından elde edilen bal miktarının her yuvada farklı olduğunu ifade eden Topaca, bazı yuvalardan 3 kilogram, bazılarından ise 10-15 kilogram bal alabildiklerini belirtiyor. Bu durumun tamamen şansa bağlı olduğunu ve bulmanın zorluğunu dile getiriyor.
Gidengelmez Dağları'nda Doğal Bal Üretimi
Gidengelmez Dağları'nda yaklaşık 2,5 ay önce kovanlardan ayrılan arıların izini sürdüklerini anlatan Topaca, ladin ağacının kovuğunda buldukları arı yuvasından bal aldıklarını aktarıyor. Bu bölgedeki arıların, egzoz dumanı olmayan doğal bir ortamda bal ürettiğini vurgulayan Topaca, buldukları balın tamamen doğal olduğunu ve özellikle sağlık sorunları olan kişiler tarafından talep edildiğini belirtiyor.




