Hülya Gerçek, İstanbul'da ev hapsinde bulunan bir hasta mahpus olarak dikkat çekiyor. Üçüncü evre meme kanseri ile mücadele eden Gerçek, 4 Mayıs 2025'te "örgüte finans sağlamak" iddiasıyla gözaltına alındı ve ardından ev hapsine alındı. Ancak bu durum, onun için gerçek bir özgürlük anlamına gelmiyor.
Adli Kontrol ve Sağlık Hakkı
Gerçek'in durumu, Türkiye'deki adli kontrol uygulamalarının sağlık üzerindeki etkilerini gündeme getiriyor. Anayasa'nın 17. maddesi, yaşam hakkını ve kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkını güvence altına alıyor. Ancak Hülya Gerçek’in ev hapsi, tedavi imkanlarının kısıtlanması nedeniyle bu hakların ihlaline yol açıyor.
Diğer Mahpusların Durumu
Gerçek ile aynı dosyada bulunan diğer şüphelilerin adli kontrol tedbirleri kaldırılırken, onun durumunun devam etmesi dikkat çekiyor. 2 Nisan’da görülen duruşmada tüm sanıklar beraat etmesine rağmen, Gerçek’in ev hapsi sürüyor. Bu durum, hukuki bir uygulama değil, keyfi bir karar izlenimi yaratıyor.
Siyasi Tepkiler
DEM Parti Milletvekili Çiçek Otlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e, Gerçek’in durumunu sorgulayan bir önerge sundu. Ayrıca, HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş da Meclis gündemine taşıdı. Beştaş, ağır hastalığı bulunan kişilerin tedavi ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulup bulundurulmadığını sordu. Ancak bu sorulara henüz yanıt verilmedi.
Hasta Mahpuslar Sorunu
İnsan Hakları Derneği’nin verilerine göre, Türkiye'de cezaevlerinde 1.412 hasta mahpus bulunuyor. Bu mahpuslardan 335’i ağır hasta. Gerçek’in durumu, hasta mahpusların tedaviye erişiminde yaşanan sorunları gözler önüne seriyor. Hasta mahpusların hastaneye erişememesi ve tedavi koşullarının sağlanmaması, ciddi insan hakları ihlalleri olarak değerlendiriliyor.
Hülya Gerçek’in ev hapsi kararı kaldırılmalı ve sağlık hizmetlerine erişimi sağlanmalıdır. Aksi takdirde, ev hapsindeki bir bireyin tedaviye ulaşamadığı bir ortamda, toplumun geneli için de güvenli bir yaşam söz konusu olmayacaktır.




