Halk TV, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 14 Ekim'de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmiş ve kanala kayyım atanmıştı. Bu gelişmenin ardından, kanalda istifa dalgası yaşanmaya başladı. Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ve Program Koordinatörü Kürşad Oğuz, kayyım yönetimi altında çalışmayacaklarını belirterek görevlerinden ayrıldıklarını duyurmuştu.
Son olarak, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Bengü Şap Babaeker de istifasını açıklayarak dikkatleri üzerine çekti. Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Babaeker, kayyum ile çalışmayı kabul etmediğini ve istifa dilekçesini vermek üzere hazırlık yaptığını ifade etti. Babaeker, "Halk TV’den istifa edip etmediğimi soranlar oluyor, etmemeyi bir saniye bile düşünmedim. Kayyum ile çalışmayacağımı kendisine beyan etmiştim, yarın da gidip istifa dilekçemi vereceğim" şeklinde konuştu.
Babaeker'in istifası, Halk TV'de yaşanan bu süreçteki diğer ayrılışlarla birlikte, kanalın geleceği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Gazetecilik mesleğine olan bağlılığını vurgulayan Babaeker, "Gazeteciliğe el koyamazlar, neşemizi de çalamazlar" ifadeleriyle duruşunu ortaya koydu.
Halk TV'de yaşanan bu istifa dalgası, medya sektöründe kayyım atamalarının etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. İstanbul'da yaşanan bu gelişmeler, basın özgürlüğü ve bağımsızlık konularında endişeleri artırmakta.




