Gazze'de 10 Ekim 2025'te başlayan ateşkesin ardından, durumun beklenenden çok daha kötü olduğu ortaya çıktı. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, bu süre zarfında İsrail güçlerinin en az 1471 Filistinliyi öldürdüğünü ve 5 bin 189 kişiyi yaraladığını bildirdi. Bu rakamlar, ateşkesin sağladığı güven verici söylemin aksine, bölgedeki insani krizin devam ettiğini gösteriyor.
Sağlık Durumu Kötüleşiyor
Gazze'deki insani yardım kuruluşları, ateşkesin ardından bölgedeki sağlık hizmetlerinin büyük ölçüde çökmüş durumda olduğunu belirtiyor. 100'den fazla insani yardım ve insan hakları örgütünün ortak bildirisinde, Gazze'de tam kapasiteyle çalışan tek bir hastane bile kalmadığı ifade edildi. Morglar, enkazdan çıkarılan cansız bedenler ve sürekli yeni cenazelerle dolup taşıyor. Tahminlere göre, 10 bin civarında Filistinli hâlâ yerle bir edilen binaların enkazında kalmış durumda.
Uluslararası Toplumun Tepkisi
Uluslararası toplum, Gazze'deki insani durumun giderek kötüleşmesine karşı sessiz kalmamalıdır. BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi, ateşkesin başlamasından bu yana İsrail'in askeri kontrol alanının genişlediğini ve bu durumun Filistinlilerin yaşam alanlarını daha da daralttığını vurguladı. Anlaşmanın insani yardımlarla ilgili hükümleri de büyük ölçüde yerine getirilmedi.
Siyasi Tartışmalar ve Gelecek
Filistin direnişinin silahsızlandırılması konusu, uluslararası siyasi tartışmaların merkezine oturmuş durumda. Ancak, bu süreçte Filistinlilerin yaşadığı insani kriz göz ardı edilmemelidir. Gazze'nin uluslararası gündemde kalması ve yaşananların durdurulması için toplumsal seferberlik ve siyasi baskı önemli bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Uluslararası toplumun, sadece kullanılan dilin değişmesiyle soykırımın sona erdiği varsayımına karşı çıkması gerekiyor.




