Fransa'da 17 Ekim Cumartesi günü, artan yaşam maliyetleri ve ekonomik zorluklara karşı düzenlenen kitlesel protestolar, birçok şehirde şiddet olaylarına dönüştü. Başkent Paris'in yanı sıra Bordeaux, Marsilya, Lille ve Lyon gibi büyük kentlerde protestocular, çeşitli iş yerlerinin camlarını kırarak yağmalamalar gerçekleştirdi ve araçları ateşe verdi.
Şiddet Olayları ve Çatışmalar
Protestolar sırasında polis ile bazı gruplar arasında çatışmalar yaşandı. Güvenlik güçleri, göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Paris'te bazı gruplar, park halindeki araçları ateşe vererek şehirde büyük bir hasara yol açtı. Ayrıca, kent merkezindeki alışveriş bölgelerinde birçok iş yeri zarar gördü ve güvenlik önlemleri artırıldı.
Lüks Mağazaların Hedef Alınması
Protestolar sırasında dünyaca ünlü markaların mağazaları da saldırılara uğradı. Bordeaux'da, Rue Sainte-Catherine'deki Louis Vuitton ve Apple mağazaları yağmalandı. Lille'de bir Apple mağazası, Marsilya'da ise Hermès mağazası hedef alındı. Yağma olayları yalnızca lüks mağazalarla sınırlı kalmayarak, süpermarketler ve diğer ticari işletmelere de sıçradı.
Gözaltılar ve Yaralanmalar
Fransa İçişleri Bakanlığı, protestoların başlangıcında 272 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Ancak, olayların akşam saatlerine kadar sürmesiyle bu sayı hızla artarak 1200'e ulaştı. Başbakan Sébastien Lecornu, protestolar sırasında 150 güvenlik görevlisinin yaralandığını bildirdi. Protestoların yarattığı kaos, kamu binalarına da zarar verdi. Lyon'da bir turizm ofisi ateşe verilirken, Limoges'deki tarihi belediye binasında büyük çaplı hasar oluştu.
Hükümetin Tepkisi
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, protestolar sırasında yaşanan yağma ve kundaklama olaylarını kınadı. Macron, zarar verenlerin yargı önüne çıkarılacağını vurguladı. Başbakan Lecornu ise barışçıl gösteri hakkı ile şiddet eylemleri arasındaki farkın önemine dikkat çekti. Gösterilere katılım konusunda hükümet ile sendikalar arasında farklı rakamlar açıklandı; İçişleri Bakanlığı, yaklaşık 550 bin kişinin katıldığını belirtirken, Genel İş Konfederasyonu (CGT) bu sayıyı 800 bin olarak duyurdu. Protestolar, son haftalarda eğitim alanındaki yetersizliklere tepki gösteren öğrencilerin eylemleriyle birleşti ve ülkedeki ekonomik sorunların yanı sıra güvenlik politikalarını da tartışmaya açtı.




