Eylül ayında Türkiye piyasalarında başlayan fon krizi, Borsa İstanbul'da önemli kayıplara yol açtı ve yatırımcıların piyasadan çıkışını hızlandırdı. BIST 100 endeksi, geçen hafta yüzde 4,88 oranında düşerek 12 bin 270,18 puandan kapandı. Fon krizinin ardından şirket ve fonlara yönelik tasfiye sürecinin başlaması, yatırımcılara ara ödeme yapılacağının açıklanmasıyla birlikte, Borsa İstanbul 5 Ekim Pazartesi günü yaklaşık yüzde 1,5 oranında bir yükseliş gösterdi.
Ekonomik Etkiler ve Enflasyon
Ancak, borsadaki bu sınırlı toparlanma, krizin ekonomi üzerindeki etkilerinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Eylül 2026 itibarıyla tüketici fiyatları aylık yüzde 1,84 artış gösterdi ve yıllık enflasyon yüzde 29,73'e gerileyerek Kasım 2021'den bu yana ilk kez yüzde 30'un altına inmiş durumda. Aylık enflasyonun, beklenenin altında kalması, fiyat artışlarındaki yavaşlamanın kalıcı olup olmayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Uzman Görüşleri
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, enflasyondaki gerilemenin iç talepteki zayıflamadan kaynaklandığını belirtiyor. Aslanoğlu, "Eylül ayı mevsimsel faktörlerin etkisiyle enflasyonun yüksek beklendiği bir aydır. Ancak, iç talepteki zayıflama ve sermaye piyasalarındaki türbülans, enflasyonun tahminlerin altında kalmasında etkili oldu" dedi. Ayrıca, yıl sonunda enflasyonun yüzde 30 civarında kalacağını öngörüyor.
Yatırımcıların Durumu
Fon krizinin ardından yatırımcıların harcamalarında yaşanabilecek gerilemenin, enflasyonu kısa süreli aşağı çekebileceğine de dikkat çeken Aslanoğlu, büyüme üzerinde olumsuz bir etki beklemediğini belirtiyor. Phoenix Danışmanlık kurucusu İris Cibre, kriz nedeniyle yaklaşık 364 bin 700 yatırımcının hesabının sembolik seviyelere gerilediğini ifade etti. Cibre, bu durumun yatırımcıların büyük kayıplar yaşadığını ortaya koyduğunu vurguladı.
Sosyal ve Ekonomik Boyut
Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan, fon krizinin toplumsal boyutuna dikkat çekti. Yeldan, yüksek enflasyon karşısında birikimlerini korumaya çalışan yurttaşların borsa ve fonlara yöneldiğini belirterek, sosyal politikalara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Yeldan, doğrudan vatandaşlık temel geliri gibi desteklerin sağlanması gerektiğini vurguladı. Fon krizinin yalnızca finansal piyasalarda değil, toplumun farklı kesimlerinde de derin etkiler bıraktığı görülüyor.




