Financial Times, Batılı ülkelerin Türkiye'deki demokrasi ve basın özgürlüğü konularındaki eleştirilerine rağmen, Ankara ile savunma ve ticaret alanındaki işbirliğini derinleştirdiğini belirtti. Gazetenin İstanbul muhabiri John Paul Rathbone, Türkiye'deki gelişmelere yönelik Batı'nın yaklaşımındaki çelişkilere dikkat çekti.
Batı'nın Türkiye ile İlişkileri
Rathbone'un aktardığına göre, NATO üyesi Türkiye'nin Ortadoğu'daki istikrarsızlık ve Rusya'nın yayılmacı politikaları karşısındaki stratejik önemi, Batılı ülkelerin Ankara'ya yönelik demokrasi eleştirilerini geri planda bırakıyor. İngiltere'nin eski Başbakanı Keir Starmer ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in de aralarında bulunduğu birçok Avrupalı lider, Türkiye ile yeni savunma ve ticaret anlaşmaları imzaladı.
Halk TV'ye Kayyum Atanması
Gazete, Türkiye'nin en çok izlenen haber kanalı Halk TV'ye yönelik kayyum atanmasını da ele aldı. 14 Ekim sabahı düzenlenen polis operasyonu sonrasında kanalın yönetimi kayyuma geçti ve yayın akışı değiştirildi. İstanbul'daki kanal merkezinin çevresindeki yolların kapatıldığı, binada arama yapıldığı ve çalışanların içeri alınmadığı aktarıldı. Canlı yayınların durdurulmasının ardından, halk oyunları gösterileri ve eski filmler yayınlanmaya başlandı.
Medya Özgürlüğü ve Siyasi Gelişmeler
Financial Times, Halk TV'ye yönelik müdahalenin, Türkiye'deki muhalif siyasetçilere ve medya kuruluşlarına yönelik daha geniş kapsamlı adli süreçlerle birlikte ele alındığını vurguladı. Son yıllarda birçok büyük yayın kuruluşunun devlet tarafından atanan kayyumların yönetimine geçtiği hatırlatıldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler'in Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye'nin 180 ülke arasında 163. sırada yer aldığı belirtildi.
Yatırım Fonu Krizi
Halk TV operasyonunun, Türkiye'deki yatırım fonu krizine dair tartışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleştiği ifade edildi. Yaklaşık 18 milyar dolarlık varlığı kapsayan kriz, 450 binden fazla bireysel yatırımcıyı etkiledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV'ye yapılan müdahaleyi eleştirerek, bu tür baskınların diktatörlere özgü olduğunu savundu. Ayrıca, yatırım fonu kriziyle ilgili haberleri nedeniyle bazı gazetecilerin tutuklandığı ve adli kontrol altına alındığı bilgisi de verildi.




