Esin Derin Aden, uzun yıllar otellerde müdürlük yaptıktan sonra takı tasarımına yönelerek 10 yıldır vintage kıyafet ve aksesuar koleksiyonu yapıyor. İstanbul’daki butik ve pazarlardan topladığı parçaların yanı sıra ailesinden kalan kıyafetlerle 70 parçalık bir koleksiyon oluşturdu. Aden, 1960’lı ve 1980’li yıllardan kalan elbiseler, çantalar, şapkalar, ayakkabılar ve ipek geceliklerden oluşan bu koleksiyonu sanat galerilerinde sergileyerek geçmişi geleceğe taşıyor.
Aile Geçmişinin Etkisi
Aden, moda tutkusunun aile geçmişiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Dedesi Diyarbakırlı bir terzi olarak Paris’te eğitim almış ve İstanbul’da ünlü terzilerle çalışmış. Annesinin de Olgunlaşma Enstitüsü mezunu bir terzi olduğunu ifade eden Aden, çocukluğunun moda ile iç içe geçtiğini ve bu durumun merakını artırdığını dile getiriyor. Ailesinin giyinmeyi sevmesi, onun moda ile olan bağını güçlendirmiş.
Koleksiyonun Özellikleri
Koleksiyonu ağırlıklı olarak şal, şapka, çanta ve elbise parçalarından oluşuyor. Aden, ayrıca birkaç ipek gecelik ve ayakkabı da eklediğini belirtiyor. Koleksiyonda, 1960’lı yıllara ait pembe pullu bir bluz ve annesinin teyzesine ait gelinlik gibi değerli parçalar bulunuyor. Eski kıyafetlerin korunması gerektiğini vurgulayan Aden, uzmanların önerileri doğrultusunda bu parçaların dikişlerini düzelttiklerini ve sergilerine dahil ettiklerini aktarıyor.
Gelecek Planları
Esin Derin Aden, koleksiyonunu gelecekte bir müzeye dönüştürmeyi planlıyor. Ziyaretçilerin ilgisinden memnun olduğunu ifade eden Aden, vintage kültürünün gençler arasında yaygınlaştığını belirtiyor. Oğluyla birlikte bir müze açma fikrinin de gündemde olduğunu söyleyen Aden, sergilerinin beklenenden fazla ilgi gördüğünü ve gençlerin vintage kültürüne olan ilgisinin arttığını ifade ediyor. Bu durum, koleksiyonunun gelecekte daha da gelişeceğine dair umut veriyor.




