İstanbul'un Esenyurt ilçesinde E.Ö.'ye yönelik cinsel saldırı davasında, yerel mahkeme ve istinaf tarafından verilen 12 yıl hapis cezası, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından 18 günde bozuldu. Sanık Y.Ş. serbest bırakıldı. Mağdurun avukatı İrem Özçoban, sürecin usulsüzlüklerle dolu olduğunu ve gerekçeli kararın henüz yazılmadığını belirtti.
Usulsüz İnceleme İddiası
Avukat Özçoban, Yargıtay'ın tutuklu dosyaları hızlı bir şekilde incelemesine rağmen, dosyanın bu kadar kısa sürede karara bağlanmasının ciddi soru işaretleri yarattığını ifade etti. Özçoban, kararın taraflara tebliğ edilmeden açıklandığını ve bu durumun normal yargılama süreçlerine aykırı olduğunu vurguladı. Yargıtay'ın gerekçeli kararını henüz eklemediğini belirten Özçoban, bu durumun yüzeysel bir incelemeyle tahliye kararı verildiğini gösterdiğini savundu.
Ataerkil Zihniyet Eleştirisi
İrem Özçoban, kararın gerekçesinde yer alan anlayışın ataerkil bir tutumla verildiğini ifade etti. Özçoban, "Kararda, olay öncesine ait samimi pozların kullanılmasıyla, 'sevgiliyse, samimiyse rıza vardır' düşüncesinin savunulduğunu kabul etmiyoruz" dedi. Bu tür bir yaklaşımın, cinsel saldırı davalarında mağduru daha da güçsüzleştiren bir anlayış olduğunu belirtti.
TBMM Gündemine Taşıma
Yaşanan usulsüzlükler, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yazılı soru önergesi sundu. Kadıgil, Yargıtay'ın tahliye kararının mağdura bildirilmemesi ve koruma kararlarının ihlal edilmesine rağmen zorlama hapsinin uygulanmaması konularında eleştirilerde bulundu. Kadıgil'in önergesinde, sürecin nasıl ilerlediğine dair çeşitli sorular yöneltti.
Hukuki Mücadele Sürecek
E.Ö.'nün avukatı ve kadın örgütleri, cezasızlık politikasına karşı hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini açıkladı. Özçoban, sanığın sosyal medya üzerinden mağduru hedef alan paylaşımlar yaptığını ve koruma kararlarını ihlal ettiğini belirtti. Tüm bu gelişmeler, Türkiye'de kadınların maruz kaldığı şiddet ve adalet sistemindeki eksiklikler üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi.




