İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'in ifadesi ortaya çıktı. 1 Ekim'de tutuklanan Özel, 27 Eylül'de başkanlık görevinden istifa ettiğini belirtti. Savcılığa verdiği ifadede, aylık gelirinin 500 bin TL olduğunu ifade etti.
Manipülasyon Suçlamalarına Yanıt
Özel, ifadesinde Tera Portföy bünyesindeki fonların alım ve satım işlemlerine müdahale etmediğini savundu. Manipülasyon suçlamalarını kesinlikle reddeden Özel, hisse fiyatlarını yapay olarak yükseltmek veya alıcı varmış gibi bir görüntü oluşturmak amacıyla talimat vermediğini söyledi. Fonların alım satım emir sistemine erişiminin bulunmadığını belirten Özel, bu nedenle fiyat veya alım miktarı yönünde talimat vermediğini vurguladı.
Kurumsal Yapı ve Alım Satım Süreçleri
Tera Portföy'ün kurumsal yapısında alım ve satımların tek bir kişinin yönlendirmesiyle gerçekleştirilemeyeceğini belirten Özel, tüm alımların arkasında araştırma raporlarının bulunduğunu ifade etti. Bu raporların, savcılık tarafından talep edilebileceğini söyledi. Özel, görev süresi boyunca herhangi bir baskı veya talimatla hareket etmediğini, aksi bir durumda görevinden istifa edeceğini belirtti.
300 Milyar TL'lik Çıkış Talebi
Erdin Özel, yaşanan süreçte piyasalardaki medya algısının ve yatırımcı korkusunun, 300 milyar TL tutarında çıkış talebine neden olduğunu açıkladı. Söz konusu çıkış talebinin, fon yöneticisi tarafından ilgili kuruluşlara ödeme emri verilmesine rağmen, ödemelerin yapılmaması nedeniyle temerrüt yaşandığını ifade etti.
Yabancı Fonlarla İlişkiler
Savcılık ifadesinde, Özel'e yabancı fonlarla ilgili sorular da yöneltildi. Yahya Suna'nın Avusturya vatandaşı olduğunu belirten Özel, Suna'nın Türkiye'ye sık sık geldiğini ifade etti. Ayrıca, PSI isimli fon ile irtibatının bulunduğunu ve bu fonun halka arzlara katıldığını söyledi.
Erdin Özel, borsa ile ilgili olarak Namık Kemal Gökalp ve Enver Çevik gibi isimlerle ilişkileri olduğuna dair duyumlar aldığını belirtti. Özel, tüm bu süreçlerin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü ve manipülasyon yapmadıklarını savundu.




