İstanbul Boğazı'nda düzenlenen geçit töreninin ardından, dijital ürün pasaportu ile ilgili önemli bilgiler paylaşıldı. Circudata Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sarıkanat, elektrikli batarya sektörünün 2027 yılı şubat ayında dijital ürün pasaportuna geçeceğini açıkladı. Bu sistem, ürünlerin QR kodları aracılığıyla müşterilere bakım talimatı, karbon ayak izi, su ayak izi ve yaşam döngüsü analizi gibi bilgileri sunacak.
Sürdürülebilirlik Vurgusu
Sarıkanat, dijital dönüşüm süreçlerinin önemine değinerek, çevresel sürdürülebilirliğin giderek daha fazla önem kazandığını belirtti. Avrupa Birliği'nin bu konudaki düzenlemelerinin, ürünlerin çevreye etkisi ve yaşam döngüsü gibi unsurları daha fazla ön plana çıkardığını ifade etti. Bu bağlamda, elektrikli batarya sektöründeki firmaların dijital ürün pasaportuna uyum sağlamalarının gerekliliği vurgulandı.
Uyum Süreci ve Zorluklar
Mehmet Sarıkanat, dijital ürün pasaportunun sadece bir QR kod olmadığını, aynı zamanda verilerin işlenmesi anlamına geldiğini belirtti. Firmaların, bu sistemle uyum sağlamada zorluk yaşayabileceklerine dikkat çekti. Sarıkanat, firmaların bu sürece bir an önce başlaması gerektiğinin altını çizdi. Aksi takdirde, dijital ürün pasaportu zorunluluğu geldiğinde, hazırlıksız kalma riski bulunuyor.
İhracat Üzerindeki Etkiler
2027 yılından itibaren, Türkiye'den veya diğer ülkelerden Avrupa Birliği'ne ihracat yapan firmaların, dijital ürün pasaportuna veya Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasına uyum sağlamaması durumunda ihracat yapamayacakları uyarısında bulunuldu. Bu durum, firmaların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü doğrudan etkileyecek.
Sarıkanat, dijital ürün pasaportunun şeffaflık sağladığını ve farklı kullanıcıların (müşteriler, denetçiler, hükümetler) ihtiyaçlarına göre farklı verilerin görüntülenebileceğini ifade etti. Bu sistemin, izlenebilirlik ve şeffaflık açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.




