Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'da Beykoz'daki çiftliğinde meydana gelen şüpheli ölümü ile ilgili olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde 6 kişi hakkında kamu davası açıldı. 2 Ekim 2026 tarihinde açılan davalarda, Denizolgun’un özel doktoru Nurettin Demirkol'a yalan tanıklık, Adli Tıp Kurumu görevlileri İ.Ç., Ç.K. ve S.Ç.'ye belgede sahtecilik, A.G.D.K. ve H.T.K.'ya ise suç delillerini yok etme suçlarından ayrı ayrı dava açıldığı bildirildi.
Soruşturmanın Detayları
Soruşturma kapsamında, Denizolgun'un telefonunun olay yerinden alındığı ve parmak izi incelemesi yapıldığı belirtildi. Telefon, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Ayrıca, İstanbul Anadolu 13. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından, Denizolgun'un tereke eşyalarının şüpheli Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e teslim edilmesine karar verildi. Eşyaların teslimiyle ilgili evraklar da dosyaya dahil edildi.
Şüphelilerin İfadeleri
İddianamede yer alan tanık A.Ç, Denizolgun'un eşyalarını çuval içinde teslim aldığını ve içeriğine bakmadığını ifade etti. Çuvalı, şüpheli Hilmi Tuna Kuriş'in yönlendirmesiyle Kısıklı'daki bir eve götürdüğünü söyledi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Hilmi Tuna Kuriş'in ikametinde yapılan aramalara ilişkin evraklar da dosyaya eklenmiş durumda.
Delil Yok Edilmesi
İddianamede, Denizolgun'un telefonunun olay sonrasında herhangi bir teknik ve bilirkişi incelemesine tabi tutulmadığı kaydedildi. Maktulün telefonunda bulunabilecek mesaj içerikleri ve fotoğrafların soruşturmanın aydınlatılmasında önemli delil teşkil edeceği, ancak telefonun şüpheliler tarafından yok edildiği ifade edildi. Bu durum, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu oluşturduğundan, şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu belirtildi.
İddianamede, şüpheli Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in, suç delillerini yok etme suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianame, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.




