Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31), Türkiye'nin elektrikli ulaşım teknolojilerini dünyaya tanıtma fırsatı sunacak. Emobilite Operatörleri Derneği (E-MOD) Başkanı Berkay Somalı, elektrikli ulaşımın iklim hedeflerine katkısını artırmak için şarj altyapısı, enerji depolama sistemleri ve yenilenebilir elektrik yatırımlarının birlikte planlanması gerektiğini ifade etti.
Elektrikli Araç Sayısı ve Şarj Altyapısı
Somalı, Türkiye'de eylül ayı itibarıyla elektrikli araç sayısının 491 bini, ticari şarj soketi sayısının ise 48 bini aştığını belirtti. Ancak, yalnızca soket sayısını artırmanın yeterli olmadığını vurgulayan Somalı, farklı kullanım alanlarına yanıt veren, erişilebilir ve sürdürülebilir bir şarj altyapısının oluşturulması gerektiğini söyledi.
İklim Değişikliğiyle Mücadele
Somalı, elektrik üretiminin karbon salımına katkıda bulunduğunu belirterek, iklim değişikliğiyle mücadelede emisyon azaltımında bütüncül bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Elektrikli araçların çevresel katkısının değerlendirilmesinde, yalnızca egzoz emisyonlarının değil, üretimden kullanılan elektriğe kadar tüm yaşam döngüsünün dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Uluslararası İşbirlikleri ve Destek Programları
COP31'in, Türkiye'nin elektrikli ulaşım dönüşümünü hızlandıracağını ve yerli teknoloji kapasitesini dünyaya göstereceğini belirten Somalı, elektrikli otobüs, minibüs ve motosikletlerin yaygınlaşması için ilk yatırım maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, elektrikli toplu taşıma araçlarının şarj altyapısının uygun noktalarda kurulmasının önemine değinerek, yerel yönetimlerin elektrikli ulaşımı kent planlarına dahil etmesinin dönüşümü hızlandırabileceğini vurguladı.
Somalı, akıllı sistemlerin yenilenebilir elektrik kullanımını artırabileceğini ve enerji depolama projelerinin teşvik edilmesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, COP31'de uluslararası işbirliklerinin güçlendirilmesi ve ortak standartların geliştirilmesi için fırsatlar sunulacağını belirtti.




