DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, yatırım fonları aracılığıyla gerçekleşen büyük finansal vurgunun tüm boyutlarıyla incelenmesi amacıyla Meclis Araştırması talep etti. Çiçek, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 2025 yılının son çeyreğinde olağandışı hareketler tespit etmesine rağmen, Eylül 2026'da 131 fonun tasfiye edilmesiyle 455 bin yatırımcının mağdur olduğunu belirtti.
Siyasi Bağlantılar İddiası
Çiçek, araştırma talebinde, sürecin arkasındaki siyasi ve bürokratik bağlantıların yanı sıra denetim eksikliklerinin ve haksız kazanç sağlayan kişilerin tespit edilmesini istedi. Ayrıca, yaşanan mağduriyetlerin kamu bütçesinden değil, bu süreçte haksız kazanç elde edenlerden karşılanması gerektiğini vurguladı. Çiçek, olayın sadece birkaç fon yöneticisinin bireysel usulsüzlüğü olmadığını, daha geniş bir ilişkiler ağına işaret ettiğini ifade etti.
Kriz Öncesi Durum
Çiçek, devlet kurumlarının kriz patlamadan önce durumdan haberdar olduğunu savunarak, sürecin gelişimini şu şekilde özetledi: 2025 yılının son çeyreğinde SPK, olağandışı fiyat hareketlerini tespit etti. 2 Aralık 2025 tarihinde konu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi'nde görüşüldü. 11 Şubat 2026'da bakanlık yeni düzenleme taslağını iletti ve 28 Ağustos 2026'da ilgili rehber yayımlandı. Ancak, 17 Eylül 2026'da 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon tasfiye edildi.
Üst Düzey İsimlerin İddiaları
Araştırma önergesinde, sürece dahil olduğu iddia edilen üst düzey siyasi ve bürokratik isimler de yer aldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve eski Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu gibi isimlerin süreçle bağlantılı olduğu öne sürüldü. Ayrıca, eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın kriz öncesinde 2,17 milyar lira çektiği ve ardından AKP Genel Başkan Yardımcılığından istifa ettiği hatırlatıldı.
Çiçek, sermaye ile kamu yönetimi arasındaki geçişkenliğe dikkat çekerek, bu durumun ciddi çıkar çatışmalarına yol açtığını ifade etti. Kriz sonrası Merkez Bankası ve kamu bankalarının attığı adımları hatırlatan Çiçek, özel sektördeki kayıpların ve haksız kazançların faturasının emekçilere ve kamu kaynaklarına yüklenemeyeceğini belirtti. Kurulacak Meclis Araştırması Komisyonu'nun tüm sorumluları ve haksız kazanç sağlayanları açığa çıkarması gerektiğini vurguladı.




