Borsa İstanbul'da yaşanan vurgun süreci, kamu otoritesinin gözlem ve denetim eksikliklerini gündeme getirdi. Bu süreçte, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Borsa İstanbul'un ihmali veya kabahati olan tüm kişilerin tespit edilip cezalandırılması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, kapalı dönem getirisinin pazarlanmasından endekse alma kriterlerine kadar olan boşlukların düzenlemelerle kapatılması gerektiğini belirtiyor.
Veri Eksikliği ve Gözetim
SPK'nın açıklamasına göre, sorun 2025'in son çeyreğinde gözlemlendi; ancak düzenleme ancak 28 Ağustos 2026'da yayımlandı. Bu süre zarfında, fonlardaki para miktarı 297 milyar liradan 800 milyar liraya yükseldi. Bu durum, kamu otoritesinin verileriyle görülebilecek bir vurgunun, durdurulması gereken kişiler tarafından göz ardı edildiğini gösteriyor.
SPK'nın gözetim ve denetim dairelerinde her şeyin farkında olan ve buna göz yuman kişilerin bulunduğu iddia ediliyor. Bunun yanı sıra, aynı hisselere aylardır yalnızca alım yapılması gibi olağandışı hareketlerin gözlemlenmesi, piyasa gözetim sisteminin işlevsizliğini ortaya koyuyor. Bu durum, Borsa İstanbul'un en büyük hatalarından biri olarak değerlendirilen Destek Finans Faktoring'in BIST 30 endeksine alınmasıyla daha da belirginleşti.
Yatırımcıların Mağduriyeti
Vurgunun etkileri, sadece belirli şirketleri değil, tüm yatırımcıları olumsuz etkiledi. Tasfiye süresinin belirsizliği ve yatırımcılara sunulan net bir ödeme takviminin olmaması, panik satışlarının artmasına neden oldu. 17 Eylül'de 131 fonun işleme kapatılması, BIST 100 endeksinin bir günde yüzde 5'ten fazla düşmesine yol açtı. Bu durum, vurgunla ilgisi olmayan şirketlerin hisselerinin de değer kaybetmesine sebep oldu.
Yatırımcıların güveninin yeniden sağlanması için gereken adımların atılmadığı, krizin yönetim biçiminin daha fazla belirsizlik yarattığı belirtiliyor. Fon mağdurlarının sayısının 455 bine ulaştığı, ancak bu süreçte tüm piyasanın cezalandırıldığı vurgulanıyor. Uzmanlar, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ifade ediyor.
Gelecek İçin Öneriler
Borsa İstanbul'dan SPK'ye kadar sürecin içinde yer alan tüm kişilerin tespit edilmesi ve gereken cezaların verilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, kapalı dönem getirisinin pazarlanması ve endekse alma kriterlerinin düzenlenmesi gibi boşlukların kapatılması gerektiği vurgulanıyor. Son olarak, piyasa gözetim zincirinin yeniden yapılandırılması gerektiği belirtiliyor. Türkiye, geçmişte benzer krizler yaşamış ve bu süreçten güçlenerek çıkmayı başarmıştır. Sermaye piyasalarının da aynı şekilde arınma sürecine girmesi gerektiği ifade ediliyor.




